Öncelikle kitap, Ayfer Tunç 'tan okuduğum ilk kitap ve Ayfer Tunç 'un da Kapak Kızı'nı ikinci kez, yeniden yazdığı haliymiş bu. Ben yeni tanıştığım yazarlarda kurgu dışında altını çizmek, notlar almak isteyeceğim edebi cümleler, cuk oturmuş, ne güzel de benzetmiş hakikatten de öyle diyebileceğim teşbihler arıyorum ve Türk yazarlar arasında Ahmet Hamdi Tanpınar'dan sonra neredeyse o lezzeti cümlelerin kurulum şekli bağlamında yakaladım diyebilirim. Özellikle 200. Sayfadan sonra son 50 küsur sayfada böyle cümlelere çokça rastladım. Kurgu ve seçmiş olduğu ana fikir de vurucu ve güzeldi, bir dergiye çıplak pozlar veren bir kadın üzerinden aslında onun değil de çevresindekilerin ahlaksızlıklarını ya da ikiyüzlülüklerini, ona karşı zannettikleri ama aslında kendilerine; kendi güçsüzlüklerine , cesaret yoksunluklarına karşı olan öfkelerini görmemiz güzeldi, bu kısımlarda yazarın maharetini göz ardı edemeyeceğim, hakkını teslim etmek lazım. Fakat gel gör ki, bu kitapta beni rahatsız eden tek şey kitabın ana temelini de oluşturan aşkın bir akrabaya duyulan aşk olmasıydı, bu her ne kadar içinde yaşadığımız toplumun bir gerçeği de olsa, gerçekleri yansıtmak da yazarların işi sonuçta yaşadıkları toplumu inceliyor ve yansıtıyorlar, bence kanayan yaralarından da biri ve açıkçası bu iki kuzen arasındaki aşk beni çok itti kitap boyunca.