'İçine zar zor sığdığım bir tabutta gibiyim. Ama ne bir tabutun içinde ne de kendi bedenimdeyim. Saksıda bekleyen renksiz ve kokusuz bir bitkiyim. Nasıl oluyorsa dışarıdan görebiliyorum kendimi. Üstelik bir saksıda duruşumu da, manasız bir bitkide vücut buluşumu da yadırgamıyorum. Bu halimi, dünyanın en sıradan durumuymuş gibi büyük bir soğukkanlılıkla karşılıyorum. Şaşkınlık ya da korku değil, sadece yalnızlık duyuyorum.'