Ne oluyor yaşıyorum da? Neye yarıyor geçen bu yıllar ve ne bekliyordum ki zaten hayattan? Hayatım ne olduğunu ve nerede bulacağımı bilmediğim bir arzunun gölgesini kovalayarak geçti.
“…içine duygu katılmış her portre sanatçının portresidir aslında; modelin değil. Model yalnızca bir vesile, bir rastlantıdır. Ressamın açığa çıkardığı şey model değildir; boyalı tuvalin üstünde asıl ifşa edilen ressamın kendisidir. Bu resmî sergilemek istemememin sebebi ruhumun sırrını ele verme korkusudur.”
Akıl, başlı başına bir abartı biçimidir ve bir yüzde var olan uyumu bozar. İnsan oturup bir şeyi düşünmeyegörsün, bir anda safi burun, safi alın falan kesilir; korkunç görünür.