"Bak Sadullah Efendi, dünya geniş falan değildir, burası dar, sıkışık bir yerdir. Görüntülere aldanma, çizgilere bak, ışığın izlediği yola bak, küçücük bir sey göreceksin. orası dünyanın umursadığı yerdir. Dünya ordan görünür, sezilir, bilinir. Bunların dışındaki olma Sadullah efendi.”
Ansızın uçsuz bucaksız bir boşluğa savrulmuş gibi umutsuzluğa kapıldı, ne yapacağını şaşırdı, korktu, hıçkırmaya başladı.
-Hey ulu Tanrım! diye geveledi ağzının içinde. Bitti, hiçbir şeyin anlamı kalmadı.