Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kayboluşunun beni ne derece endişelendirdiğini anlatabilmek için ne kadar çabalarsam çabalayayım, bu belli ki onların bu sorunu birazcık olsun ciddiye almalarına yetmiyordu. Aslında, kabul etmek gerek ki, insanın gözle görünenlerden başka şeylerle ilgilenmesi ciddi bir deliliğe delalet eder.
İnsanın geçmişinde artık kımıldamayan ne de çok nesne, ne de çok kişi var öyle, ürkütücü. Zamanın mahzenlerinde yitirilmiş canlılar ölülerle birlikte o kadar uyumla uyuyorlar ki daha şimdiden aynı gölge örtüyor gibi onları.
Yaşlandıkça insan kimi uyandıracağını karıştırıyor, canlıları mı, ölüleri mi.
Parlak sömürge subayları, beni ilk fırsatta tokatlayıp ardından da güverteden aşağı denize atmaya kadeh kaldırarak yemin etmişlerdi. Neden böyle bir şey yapmaya niyetlendiklerini sorduğumda, hiçbir fikri yoktu ve bu sefer de o bana işlerin bu noktaya varması için benim neler yapmış olabileceğimi sordu. Bir anlam veremedik. Kolay kolay vereceğimiz de yoktu. Tipim bozuktu, işte o kadar.