Acısız İsot

Zaten, seni 'sil'emeyeceğimi de, gayet iyi, biliyordum- Zaten, hiçbirşeyin, silinemeyeceğini...
Reklam
Çok sonra (sen, "Beni bir daha görmeyeceksin" diyerek gittikten sonra) bir sürü başka şeyle birlikte, o söylediğini -benden kendin için istediğini- odak noktasına koydu-ğum bir çerçeve içinde, birşeyi kavrar gibi oldum:- Sen, çınlattığın yaşam dolu kahkahalarından sonra da uzayıp giden ölümcül suskunluklarınla, bana, hep, birşey haykırıyordun -susmanla bağırıyordun- sessizliğinle feryat ediyordun, birşeyi bana; ama ben anlayamıyordum bunu- hâlâ da, doğru-dürüst anladığımı söyleyemiyorum zaten söylenecek birşey de kalmadı artık : bağışla beni
"Kişi sevdiğini hep sonradan mı anlar?" Dilegetirişin çifteanlamlılığı (Türkçe'nin bazen inanılmaz olan bağlantısallığı) da yerliyerindeydi:- "Sevdiği'ni" / "Sevdiğini": "[O] sevdiği kişiyi" / "[Onu] sevdiğini"... Seni de, seni sevdiğimi de, sonradan anlamıştım; sen de, şimdi, gitmiş olduğundan, bu 'anlama'nın da hiçbir önemi kalmamıştı, artık. Bir yitim, bir hiçlik, bir boşluk daha bulmuştum, işte bu 'anlam'la- Bunu hemen yazmam gerektiğini düşündüm. Geri döndüm, yazdım. 28 Ocak

Acısız İsot

, bir kitap okudu
Puan vermedi·232 syf.·
4 günde okudu
·
2025 4. kitabı
Oruç Aruoba
8.7/10 · 4.434 okunma

Acısız İsot

, bir kitabı okumaya başladı
Frédéric Gros
7.8/10 · 9,1bin okunma
Reklam