Sarı Yüz
Şimdi düşünüyorum. Bu kitap nasıl çok satanlar listesine girdi. Popüler kültür mü? Yoksa kitabın pazarlanma başarısı mı, çok satanlar içinde olmasının nedeni..
Bakıyorum kitabın konusuna, ekstra, ilgi çekici, enterasan, olağanüstü bir içeriği de yok. Kitabın konusu telif hırsızlığı yani dolandırıcılık.. Açıkçası anlamlandıramıyorum. Kitap, nasıl bu kadar ilgiyi cezbetti.
Kabul ediyorum, okuyucuyu sıkmıyor, akıcı bir anlatımı var. Acaba bu tek başına yeterli mi?
Kitabın olay örgüsüne biraz değinirsek..
Athena Liu kitapları çok satanlar listesinden inmeyen başarılı Çinli bir yazar, Amerika'da yaşıyor. Bir de onun başarısını çok kıskanan bir arkadaşı var June Hayward. Amerikalı bir beyaz.
(Her ne kadar Amerikalılar'ın siyah beyaz diye yaptıkları ırkçılığı hazmetmesemde, kitap Amerika'daki ırkçılığı bariz okuyucuya hissettiriyor. )
Kitabın ana karakterleri Atena Liu ve June Hayward.. Acaba yazar, bunlardan hangisiydi? Athena Liu mi yoksa June Hayward mı? Kitabı okurken, yazarın kendi hayat hikayesini anlatmış olabileceği aklıma gelmişti.
Bir ters köşe var sanki. Athena'nın ölünce eserini ele geçiren arkadaşı June Hayward. Yakın arkadaşının eserini çalıp o ölünce, mahlas isim kullanarak onun eserini yayınlatıp, ünlü oluyor.
Ama içten içe onun suçluluk peşini bırakmıyor. Hatta June Hayward, kendine dahi itiraf edemediği bir utanç duygusuna kapılıyor.
Sonra eseri çaldığı anlaşılıyor, anlaşılmasına ama bu kez de suçu kabullenmek şöyle dursun. Irkçılık etiketi aracılığıyla okuyucusunu suçlu buluyor. "Ben Beyaz Amerikalı'yım, benim eserlerim - yazdıklarım- niye Asyalı yazar Athena Liu kadar beğenilip takdir edilmiyor? Beyaz olduğum için mi? " diyerek okuyucusuna serzenişte bulunuyor.
Onun haricinde gönül isterdi, June Hayward yaptığı telif hırsızlığını kabul edip,