gokce

Durmadan ölüyorum yaşayabilmek için-belki de bütün psikanalizi tersine çevirmek gerek; yaşamın saçmalığı rüyalarınkinden kat kat fazla, ve zamanın hızı, tehlike getiriyor, başka değil. Bunca ses arasında duyulan, bir tehlike sireninin sesi; şu, herkes için çalan… bir yerden gelip bir yere gitmemek, asıl asılsızlık bu. Kendim hariç her şeye uzağım, ve çok kişiyi öldürdüm; kafam, cinayetlerle dolu. 
Sayfa 86·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Ölüm
Ölüm ile karşı karşıya gelen insan, başka hiçbir çaresi yoksa, teslim olur. Teslim olmak, ellerini kaldırmak değil, farkında olmak ve sonuna kadar tüm güçleri geri vermektir. Yani, müzik yeteneğini, diğerlerini, hep saklı tutulanları-hepsini…
Sayfa 81·Kitabı okudu
Puan vermedi·440 syf.··
2026 17. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 23:25
Son aylarda en çok konuşulan yerli romanlardan biri sanırım Annemin Uyurgezer Geceleri oldu. Ben de ilk baskısından yaklaşık yedi ay sonra okudum ve çok beğendim. Roman, akademisyen Şehnaz'ın yaşadığı takıntılı aşk hikâyesini anlatırken, anne ve anneanne hattında kuşaktan kuşağa aktarılan travmaları da görünür kılıyor. Devir, toplumsal konum ve eğitim seviyesi değişse de kadınların maruz kaldığı istismar ve manipülasyon biçimlerinin büyük ölçüde değişmemesine dikkat çekmiş sevgili yazarımız. Üstelik buna yüksek eğitimli bir kadın akademisyenin de dahil olması, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin kişisel başarıyla her zaman aşılamadığını gösteriyor. Kadın, hangi sosyal konumda olursa olsun, cinsiyetçi yaklaşımların yarattığı kırılganlıklara açık kalabiliyor. Peki ya nesiller arası kader aktarımı? Romanın çarpıcı olan kısmı da sonunda çözümlenen kadersel silsile. Soldan yan bir E gülüşü ve aklıma gelen bir söz: Otu çek, köküne bak.
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20267,3bin okunma

gokce

, bir kitap okudu
Puan vermedi·440 syf.··
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 23:25
·
2026 17. kitabı
Ayfer Tunç
8/10 · 7,3bin okunma
On yıl önceki Türkiye’den farklı olarak bende para da yoktu üstelik. Yapabileceğim tek şey tıpkı Türkiye’nin yeni zengin sınıfının yaptığı gibi Eyşan‘ın huzurunu kaçırmaktı. Ancak Eyşan‘ın hayatına musallat olan bir illet olabilirdim, Eyşan‘ın yaşama sevincini öldürmekle yetinmeyi öğrenmem gerekiyordu, öğrendim. Türkiye’nin yeni zengin sınıfı da öyle yapmıştı, hızla fakirleştirdiği kültürlü, biraz kibirli, medeni ve neşeli olmaktan vazgeçiremediği sınıfların yaşama sevincini öldürmeyi görev bilmişti. Başarıyordu ama sonra bir şey oluyordu, bu sınıflar yeniden canlanıyordu. Küllerinden doğuyorlardı, bu sınıfların çok derin kökleri vardı ve iktidarların elinde kökleri kurutmak için yeterli asit yoktu.
Sayfa 204·Kitabı okudu