Ne düşünüyorsunuz ? diye bana soruyor; kendi düşüncelerini ifade edebilmek dışında düşünceyle ilgileniyormuş gibi yapan insanoğlunun sorusu dışında.. ileti butonu ! O yüzden bu sorunun cevabını veriyorum! Bir soru sormuyorum! Bir buton kadar soğuk bir insanoğlu sorusu .. ama insanoğlunun samimiyetsizliğinden iyidir buton soğukluğu.
Ne mi düşünüyorum ? Gülme yogasında çocuklar gibi ağlama duygusu ve bastırmaya çalışırken gözlerimde yaşlar .. gülmeye çabalamak! Büyük trajedi. Sonra sadece ben mi hissettim bu yoğun ağlama duygusunu? Yoksa ilk deneyiminde buna benzer bir duygu yaşayan oldu mu? Yoksa bana özel mi bu durum ? bekliyorum .. birisi çıksın evet bende yaşadım. Veyahut hayır yaşayan yok veyahut . bu hislerime dair bir anlamaya çalışma emaresi .. Evet evet sen anormalsin de olabilir, basit bir iki cümle Ama hayır. Buz gibi oluverdi ortam.. Yabancı olmadığım bir duygu, buza çevirmiş olmanın hafifliğini buza kesenlerin üstünde bırakmak :D işte o an ağlama duygusunun bana ait bir his olmadığını anlamak.. o duygudan sürekli kaçmaya çalışan insan topluluğu :) keşke bana dair olsaydı iç geçirmesi.. kendinden çıkıp yola tüm katılımcılar İçin gözyaşı dökme isteğinden ziyade kendiliğinden gelen .. Şunun gibi mesela; hani fazlasıyla ahlaki ve namus kavramlarıyla büyütülen kadınların ilk orgazmların ardından gözyaşlarına boğulması .. Kendiliğinden gelen .. kolların ve ayak uçlarının uyuşması :D Büyük zevkler; büyük ahlaki değerlerin çiğnenilmesi.. doğru orantı! Ne kadar ahlaksız, o kadar keyifli :) şiddeti ölçüsünde vicdani sorgu ve azap, beraberinde haz .. pis hedonist .. Neyse ...
Okuduğum, konuyla ilgili tek kitap olan; Henri Bergson’un Gülme kitabında alıntılara baktım.. çağırdım kitaba dair anlamları ..şöyle bir cümle geçiyordu..
Herkesin gözyaşı döktüğü bir vaazda
"Sevmek, bir insanı sevmekle başlar her şey. Burada her şey bir insanı sevmekle bitiyor."
Alemdağ’da var bir yılan Sait Faik Abasıyanık
Faik’in yine aynı öyküsünde Cebe giren adam - gerçeküstü imge kurulumunun edebiyatımızda ki ilk örneği olarak görülür..
Öznellik militan bir içe dönüklüğün ortaya çıkmasını sağlamakta, çürüme sürecinde olan özünü yitirmiş bir dünya karşısında ki ezik hüzün”” doğurmaktadır