Tüm dünyada, bütün evrende hiçbir yaratık kendini övmez, insanın dışında, bu adil değil. O yüzden içimdekileri buraya kusuyorum. Yarı zamanlı dert çözer.
Hayat, zihnimizin labirentlerinde kaybolmuş hissettiğimizde, umutsuzluğun karanlık sularında boğulmadan bir kez daha ayakta durmaktır. Gözlerimizi açtığımızda, içimizdeki hüzünle bakışlarımız buluşur ve sessizce anlarız ki hayat, bazen birer yarım hikayeden ibarettir. Yine de, her sabah yeni bir umut ışığı aramak, hayatın tuhaf ama vazgeçilmez bir anlamını hatırlamaktır.
Yeni gün, içimizdeki karanlık bulutları bir süreliğine savuşturmak ve acıyla dans ettiğimiz hayat sahnesinde bir kez daha rolümüzü oynamaktır. Her sabah, yorgun bir bedenle uyanıp, ruhumuzun derinliklerindeki hüzünle yüzleşiriz. Gözlerimizdeki yorgun bakışlar, içimizdeki fırtınaların sessiz çığlığıdır. Öylece hayata tutunmaya çalışırız, umut denen ince bir ip üzerinde dengeleyerek hayatta kalmak için bir sebep ararız. İçimizdeki kırık parçaları birleştirip, güne yeni bir umutla başlamak; bazen karanlık bir yolda aydınlığın hikayesini aramaktır.
"Bazı hikâyeler olta iğneleri gibidir, kendini daha derine gömen ölümcül dikenleriyle, amansız bir biçimde dinleyenlerin zihnine saplanır, onları dinlemeye devam etmeye zorlar."