Ben hayale kapılmadan, kaskatı düşünmeyi becerenlerden, kendi kendine karşı yürüyebilen, davranış ve düşüncelerini kesin bir analizden geçirebilenlerden biriyim
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bugünlerde bir durgunluğum var. Sürekli bir uykudan uyanmayan bir insan gibi dolaşıyorum. Kafamda kötü düşünceler kaynaşıyor, kalbim fosilleşiyor. İçimde her şey susuyor güya, ama hepsi harıl harıl işinde. Bilinç yeni değer yargıları ve yeni açıklamalar arıyor
İki defa sevdalandım, karşılığını görmedim. Ne yakışıklı adamım, ne de zengin oğluyum. Hem bir şey daha var ki bende, anlayamıyorum, kadın kısmına doğuştan bir kabalık ve aşırı bir çekingenlik
"Varoluş"u açımlama kaçınılmaz gereksinimi, beni ister istemez okumaya yöneltiyor, içinde bulunduğum basitlikler çevresi, kurtarıcı bir ideal gerektiriyor. Ve ben bazen "dekadanlar" denilen yazarları, bazen Rus ve Fransız klasiklerini okuyordum. Ne var ki, "varoluş", daha da çözülmez bir bilmece halinde, ruh da sonrasız bir kedere hükümlü olarak kalıyordu
Hayatımda üçüncü dönem, bende, özgür ve tanrısal ruh yoluyla <<içsel yetkinleşme>> idealiyle, <<iktidar kuru kalabalığından uzak duran, <<yeni değerlerin iletkeni olan kahramanla, güçlü insanla, yani yaşamakta olduğum çevreden garip ve budalaca bir kopuşma ve ayrılmayla başladı. Ama bunlar içimdeki isyanı doyuruyor, şarabın derdi köreltmesi gibi bana da sarhoşluk veriyordu. Ta yüreğimden incinmiş, alabildiğine üzüntülü bir delikanlıydım