Arka odada bir yatak, bir komodin, üzerinde karıştırılacak gazeteler, kitaplar, sevdiğim dergiler, bir de televizyon olsa. Yatağın üzerine elbiselerimle kendimi atsam ve kendi sefil hayatım, mutsuzluğum, zavallılığımla başbaşa kaldığım için memnun olsam. En büyük mutluluk insanın kendi pisliği ve sefaletiyle başbaşa kalması. Kimseye gözükmemek de en büyük mutluluk.
Gerçekliği kazandık ama düşleri kaybettik. Artık ağacın altına yatıp ayak başparmağıyla ikinci parmağın arasından göğe bakmıyoruz, yaratıyoruz; maharetli olmak mı istiyorsun, aç ve hayalperest olamazsın, biftek yiyip daima hareket etmen lazımdır
Her bir yanından güç akan bir toplulukta, şayet çok fazla tereddüt etmez ve düşünmezseniz her yol sizi sağlam bir hedefe ulaştırır. Ulaşılacak hedeflerin aralarında kısa boşluklar olsa da nihayetinde hayat dediğimiz şey de kısadır, bu şekilde hayat döngüsü içinde azami miktarda şeye ulaşım sağlanır, zaten insanın da mutlu olmak için bundan fazlasına ihtiyacı yoktur; çünkü insanın ruhunu şekillendiren şeyler ulaşabildiği hedeflerdir; nitekim tatmin olmadan mütemadiyen istenen şeyler ruhu eğip büker; mutluluk için önemli olan, insanın ne istediği değil istediği şeye ulaşmasıdır
Aşkın da dinî ve tehlikeli tecrübelerden biri olduğunu söyledi, çünkü aşk, insanı aklın kucağından çekip alır ve onu gerçek anlamda ayakları yere basmayan bir şeye dönüştürürdü
Günümüzde inanılmaz sayıda insan inanılmaz sayıda başka insanla üzücü bir zıtlık içinde bulunduğunu hissediyor. İnsanın, kendi muhiti dışında yaşayan insanlara hiç güven duymaması, yani sadece bir Cermen'in bir Yahudi'yi değil bir futbol oyuncusunun bir piyanisti de anlaşılmaz ve aşağılık bir varlık sayması, kültürün temel niteliklerinden biri olmuş