Uğur

Uğur
@Martin1910
büyük çöküntü ve melankoli anları dışında neşeli
Diotima ızdırabı içinde çok kitaplar okudu ve sahip olduğunun daha önce farkına varmadığı bir şeyi yitirdiğini keşfetti: Ruhunu.
Sayfa 140·Kitabı okudu
Reklam
Tam bir zavallıydı, bir kez bile bir kızla konuşmamıştı. Kızlara bakmakla yetinirdi; çıraklık yıllarında ve sonrasında yollara düştüğü vakitlerde de durum değişmemişti. Ekmek ve su kadar ihtiyaç duyulan bir şeye ancak bakmakla yetinmek. Bunun ne demek olduğunu bir düşünün yeter. Bir yerden sonra, istemeseniz de onu arzularsınız. Kız önünüzden geçer, etekleri baldırlarının etrafında uçuşur. Bir çite tırmanır, bacakları dizlerine kadar açılır. Gözlerine bakarsınız, kapalı birer kutudurlar
Sayfa 96·Kitabı okudu
Seni temin ederim, eve geldiğim zaman seninle sadece kahve içecek, kuşları dinleyecek, biraz gezmeye gidecek, komşularla iki kelam edecek ve günü sükûnetle sona erdirecek cesaret yalnızca bende var: İşte insan hayatı da budur!
Sayfa 93·Kitabı okudu
Bizzat zarar görmediği müddetçe kimse kendi zamanına küsemez, diye bir hisse kapıldı Ulrich. Canlılığın tüm bu suretlerini sevmeye de her daim hazırdı zaten. Asla beceremediği şey ise bunları, toplumsal huzurun gerektirdiği gibi, büsbütün sevmekti; yaptığı her şeyin üzerinde uzun zamandır bir tiksinti nefhası, bir baygınlık ve yalnızlık gölgesi vardı, içinde bu evrensel tiksintiyi bastıracak eğilimi bulamıyordu. Bazen Ulrich’e öyle geliyordu ki sanki hâlihazırda hedefi olmayan bir yetenekle doğmuştu.
Sayfa 83·Kitabı okudu
Gerçekliği kazandık ama düşleri kaybettik. Artık ağacın altına yatıp ayak başparmağıyla ikinci parmağın arasından göğe bakmıyoruz, yaratıyoruz; maharetli olmak mı istiyorsun, aç ve hayalperest olamazsın, biftek yiyip daima hareket etmen lazımdır
Sayfa 55·Kitabı okudu
Reklam