Martin eden

Martin eden
@Martin_eden00
Lisans
13 Mart
152 okur puanı
Nisan 2018 tarihinde katıldı
Puan vermedi·592 syf.··
2025 13. kitabı
·
62 günde okudu
·
Okunma: 03 Temmuz 2025 00:00
1.Devletin sanat olarak gelişimi: Bu bölümde Burckhardt, Rönesans İtalyası’ndaki şehir devletlerinin (Floransa, Venedik, Milano) politik yapısını inceler. Bu dönemde devletler, güçlü liderler ve despotlar tarafından bir sanat eseri gibi yönetilmiştir. Diplomasi, yönetim ve güç mücadelesi, modern devletin temellerini atmıştır. 2.Bireyin Gelişimi: Rönesans’ın bireyselliğin yükseldiği bir çağ olduğunu savunur. İnsanlar, kişisel başarı ve şöhret peşinde koşarak kendilerini yeniden tanımlamıştır. Bu, modern birey kavramının doğuşuna işaret eder. 3.Antik Çağın Yeniden Keşfi: Hümanizm hareketini ele alır. Rönesans, antik Yunan ve Roma kültürünün yeniden keşfiyle şekillenmiştir. Klasik metinler, sanat ve düşünceye ilham vererek seküler bir dünya görüşünü güçlendirmiştir. 4.Keşif ve Bilim: Rönesans’ta coğrafi keşifler, bilimsel merak ve eğitimin yaygınlaşması ele alınır. İnsan merkezli düşünce, bilimsel ilerlemelerin ve entelektüel özgürlüğün önünü açmıştır. 5.Toplum ve Festivaller: Toplumsal yaşam, festivaller, sanat ve eğlenceler üzerinden Rönesans’ın renkli kültürünü inceler. Bu dönemde estetik ve sosyal etkinlikler, toplumsal kimliğin bir parçası haline gelmiştir. 6.Ahlak ve Din: Rönesans’ta seküler düşüncenin yükselişiyle dinin toplumsal etkisi değişmiştir. Burckhardt, ahlaki normların ve dini inançların bireysellik ve dünyevi zevkler karşısında nasıl dönüştüğünü tartışır. Genel Özet: Kitap, Rönesans’ı sadece sanatsal bir hareket değil, birey, devlet, bilim ve kültürde köklü bir dönüşüm olarak ele alır. Burckhardt, bu dönemi modern dünyanın başlangıcı olarak görür ve İtalya’yı bu değişimin merkezi olarak tanımlar.
Felsefe-Düşünce
İtalya'da Rönesans KültürüJacob Burckhardt · Okuyan Us Yayınları · 201053 okunma
Reklam
9/10
·104 syf.··
2024 10. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Ağustos 2024 13:14
Cléante, babası Harpagon’un cimriliğine ve baskısına rağmen, sevdiği kadın Mariane’ye olan sevgisini korur ve onunla evlenmek için mücadele eder. Bu tavır, o dönemin toplumsal normlarına aykırı bir duruş sergiler. 17. yüzyıl Fransa’sında, ailelerin çocuklarının evlilikleri üzerinde büyük bir etkisi vardı ve genellikle maddi çıkarlar ön planda tutulurdu. Cléante’nin, babasının maddi çıkarlarına karşı çıkarak sevdiği kadınla evlenmek istemesi, onun bireysel özgürlüğünü ve aşkını savunduğunu gösterir. Cléante’nin bu tavrı, Molière’in eserinde toplumsal normlara ve aile baskısına karşı bireysel özgürlüğün ve aşkın önemini vurgulayan bir eleştiri olarak değerlendirilebilir. Bu, aynı zamanda Molière’in toplumsal eleştirisinin bir parçasıdır ve eserin mizahi ve eleştirel tonunu güçlendirir.
Edebiyat
CimriMolière · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202227,9bin okunma
Puan vermedi·146 syf.··
Beğendi
·
2024 3. kitabı
Kitap, dinozorların sadece korkutucu yırtıcılar olmadığını, aslında kuşların da dinozor olduğunu ve bu şekilde hala aramızda yaşadıklarını anlatıyor. Türkiye’de bu alanda yayımlanmış ilk eser olarak, dinozor imajını bilimsel gerçeklerle değiştirmeyi amaçlıyor. Güncel bilimsel gelişmeler ışığında dinozorların gerçek görünüşleri, tüyleri, anatomileri ve kuşlarla olan akrabalıkları gibi konuları ele alıyor
1000Kitap
Yaşayan DinozorPedram Türkoğlu · 202167 okunma
Puan vermedi·56 syf.··
2023 35. kitabı
Nasıl Ölünür kitabı, Emile Zola’nın toplumsal sınıfların ölüm karşısındaki tutumlarını anlattığı beş kısa öyküden oluşuyor. Kitapta, aristokrat, burjuva, esnaf, köylü ve işçi ailelerinin ölüm döşeğindeki son anları, cenaze törenleri ve miras kavgaları gibi konular ele alınıyor. Zola, ölümün herkesi eşitlemediğini, toplumsal ve ekonomik koşulların ölümü nasıl şekillendirdiğini, ölüm karşısında insan ruhunun sevgi, korku, kabullenme ve isyan arasındaki çelişkilerini, doğalcı bir üslupla gözler önüne seriyor
1000k
Nasıl ÖlünürEmile Zola · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202224,3bin okunma
Puan vermedi·127 syf.··
2023 32. kitabı
Kitap, jeolojinin tarihini anlatan klasik bir eserdir. Kitabın olumlu ve olumsuz yönlerini şöyle bir eleştiri yapılabilir Olumlu yönler: Kitap, jeolojinin gelişimini kronolojik ve anlatıcı bir tarzda anlatır. Bu, okuyucunun jeolojik kavramların nasıl ortaya çıktığını ve değiştiğini takip etmesini kolaylaştırır. Kitap, jeoloji ile ilgili diğer bilim dallarını ve ekonomik faaliyetleri de içerir. Bu, jeolojinin toplumsal ve kültürel bağlamını gösterir. Kitap, jeoloji tarihinin önemli kişilerini, olaylarını ve kuramlarını detaylı bir şekilde tanıtır. Bu, okuyucunun jeoloji tarihine aşina olmasını sağlar. Kitap, pek bilinmeyen veya ilginç bilgileri de sunar. Örneğin, kitapta, jeolojinin ilk kadın bilim insanlarından biri olan Mary Anning’in fosil avcılığı hikayesi, jeolojinin ilk Türk profesörü olan Celal Şengör’ün hayatı veya jeolojinin ilk Nobel ödüllü bilim insanı olan Alfred Wegener’in kıtaların kayması kuramı gibi konular yer alır. Olumsuz yönler: Kitap, 1961 yılında yazılmıştır ve o zamandan beri jeoloji alanında çok fazla gelişme olmuştur. Bu nedenle, kitapta yer alan bazı bilgiler güncel değildir veya eksiktir. Kitap, bazı bölümlerde çok teknik ve ağır bir dil kullanır. Bu, okuyucunun ilgisini kaybetmesine veya anlamakta zorlanmasına neden olabilir. Kitap, bazı bölümlerde çok fazla detaya girer. Bu, okuyucunun ana fikirden uzaklaşmasına veya sıkılmasına neden olabilir. Sonuç olarak, kitap, jeoloji tarihi hakkında genel bir bakış sunan klasik bir eserdir. Ancak, kitabın güncelliğini yitirmiş veya aşırı detaylı olması gibi bazı eksiklikleri de vardır. Kitabı okumak isteyenlerin bu noktalara dikkat etmesi gerekir.
1000k
Jeoloji TarihiAndre Cailleux · İletişim Yayınları · 19929 okunma