"İçi ne kadar doldurulursa doldurulsun, yine de hafiftir hayat. Çünkü altı deliktir. Delikse ölümdür! Bütün kazançlar bu delikten kayıp gider."
Ve böylece kendi vahşiliğini, mevcut dünyayı reddedişini kendince meşrulaştırırdı. Ama bu sözü söylemesinin bir nedeni daha vardı. O da, bahsettiği deliği tıkayacak yeteneğe sahip olmadığını bilmesi. Bilmiyordu sevgiyle, dostlukla, aileyle o deliğin kapanabileceğini. Sahip değildi bu değerlere. Ama ben görüyordum, çevremdeki insanların hayatlarının akıp gitmesine engel olan sevgiden, hatıradan, mutluluktan oluşan sihirli sıvayı. Onlar gibi olmak istiyordum artık! Arınmak, gerçek olmak, âşık olmak, onlar gibi üzülmek istiyordum.