"Eğer son denilen şey zamana dahil, boyna geçirilmiş bir halka, çivili bir tasmaysa eni boyu kaç eder, insana biçileni sayı sayı. Buraya gelince, yokluğu son değil, sonra."
"Bildiği şehirlerden, bilmediği şehirlere, bildiği yüzlerden bilmediği yüzlere sığınmayı aklından geçirmemiş kaç insan vardır? Garların, terminallerin ve limanların dev mıknatıslara dönüştüğü saatlerde bedenlerini kaptırmayanlar, ruhlarının bir otobüs koltuğuna, bir gemi çapasına, bir lokomotif tekerleğine yapışmasını önleyebilmişler midir?"