TAĞUT
‘’Arapça ‘tağut’ kelimesi, sözlük anlamıyla, sınırları herkes için kullanılır. Kur’an bu kelimeyi, Allah’a isyan eden, llah’ın kullarının hakimi ve mâliki olduğunu iddia eden ve onları kendi kulu olmaya zorlayan kimse için kullanılır’’(Mevdudi,Tefhimu’l-Kur’an,1/202)
‘’Tağut’ kelimesi gerçeği çiğneyen, hak sınırlarını aşan her türlü düşünce, sistem ve ideoloji anlamına gelen ‘tuğyan’ kelimesinden türemiştir. Bu düşüncenin Allah’a inanmak ve O’nun koyduğu kanunlara uymak gibi herhangi bağlayıcı bir kaydı yoktur. Prensiblerini Allah’ın kanunlarından almayan her sistem, her kurum, her düşünce, her davranış kuralı, her gelenek ‘Tağut’ kapsamına girer.(Kutub,Fizilâli’l-Kur’an,1/475)
‘Peşinde gidilen bir düşünce, bir heves bir şahıs, para, mal/mülk hırsı, şan, şöhret arzusu ve bunu gibi şeyler ,eğer insanı Allah’a ,isyan etmeye götürürse, bunların herbiri, o insanın tağutu olur.’(Koçyiğit-Cerrahoğlu, Kur’an-ı Kerim Meal ve Tefsiri,1/512)
‘Tağutun çeşitli tefsirleri örnek veya çeşitlerini gösterebileceği gibi ‘şeytan, sihirbaz, kahin, batıl mabud, insanların ve cinlerin büyüklük taslayıp inad edenleri’ kelimelerinin her biri tağut kelimesiyle tarife benzer ve uygun düşecek bir tarzda ifade edildiğine göre bunların mânâ itibarıyla tam eş anlamlı değilseler bile pek yakın ve birbirini gerektiren şeyler olarak kullanıldıklarına da işaret edebilir. İkinci olarak demek oluyor ki, tağutun açığı da gizlisi de, görünürü de , görünmezi de vardır. Üçüncü olarak, tuğyan(isyan, azgınlık) kavramından anlaşılıyor ki putlar ikinci dereceden tağutturlar.Bakılırsa akıl sahibi olmayan putların ve dikili taşların tağutlardan bile sayılmaması gerekirdi. Çünkü bunların kendilerini Allah’a karşı bir azgınlığa sahibi olamazlar ve azgınlığa rıza gösteremezler. Fakat red de edemezler. Bu