Anlar gibi oluyordu ki bu imkânsızdır, sadece yol arayan bir zihni kendine çevirmek vardır ya da yolunu kaybetmiş bir benliğe yeni bir ev bulmak, yapmak ve onu oraya yeni bir eğreti benlik ile oturtmak vardır. Anlar gibi oluyordu ki hiçbir doktor gerçek bir deliye bir şey yapamaz.
Sevgili Şule Gürbüz' ü okuma şerefine eriştiğim onun yazdığı karakterlerin duygu ve düşüncelerinden geçtiğim ve bizim de güzel yazarlarımız varmış hissini yaşattığı için kendisi bu durumdan bihaber de olsa şahsına teşekkürlerimi borç bilirim .O kadar etkilendim ki favori okuma listem güncellendi, Issız bir adaya düşsem kitapsız kalsam sadece bir tane seçme hakkın var nedir deseler hiç düşünmeden Kıyamet Emeklisi derim. Tolstoy olsam evden ayrılırken yanıma alırım öylesine sevdim. Kitapta karakterimiz Aziz' in açık ruh ameliyatına tanık oluyoruz onun yaşadiğı varoluşsal sancıları onunla birlikte yaşıyor, onunla birlikte ağlıyor onunla birlikte büyüyoruz.Aziz bünyesinde bulunan benliklerine isim verirken kendi benliklerimizi sorgularken buluyoruz kendimizi. Bunu yapmak bu yolculuğa çıkmak bazen rahatsız edici olabiliyor, en kuytu köşelerin altına bakmak insanın oradaki kendisiyle yüzleşmesi ve en önemlisi benliklerini kabullenip kucaklayabilmesi özdenetimi arşa çıkaran bir süreç. Düşünce içinde düşünceye farkındalık üstüne farkındalığa hazırsanız, psikoloji, felsefe severim derseniz meraklısına ilgilisine bulunmaz bir servet ile karşı karşıyasınız ama bu kadar derin düşünmeye hazır değilim diyorsanız dikkat edin eziyete dönüşebilir.
İlk arayıp bulamayan bulamama neticesinde değişiyor, sonraki arayan ise onun ilk halini arıyordu. Neticede birbirlerini bulsalar da birinci daha kırık ve değişmiş, sonraki aradığı aslında o değilmiş hissi ile baş başa kalıyordu.