Clementine Mathieu

Clementine Mathieu
Vien dietro a me, e lascia dir le genti...
Eski Bir Psikolog Artığı - Kendine Çiftçi
Ankara Üniversitesi - ADPU ( PDR )
Hatay
77 okur puanı
Aralık 2016 tarihinde katıldı
Günaha meyilli bir hayat yaşadım, çünkü günahı hor ve küçük gördüm. Sevap için didinmeyi de bir şeyleri yapıp yapıp dizmeyi de sanki biraz küçük gördüm. Bir dağ başındakini ziyaretimle ve başını okşamamla memnun etmeyi ya da bana bir benzerinin yapılmasını iki insan alışverişine ve dünya soluklanmasına yakıştıramadım. Sonra duyulan göğüs genişlemelerini çok suni teneffüs gördüm. Ertesi gün gene tıkandım. Hani Âdem cennette meyveyi yemeden çıplak olduğunu bilmeden buna sebep utanmadan dolaşıyormuş ama meyveyi yiyince Tevrat’ın yalancısıyım gözü açılmış, bilmeye ve utanmaya başlamış ya burada da bilmek azcık da olsa çıplaklığını görmeye ve bir türlü kapanamamaya, utanmaya ama bir türlü şeref bulamamaya komşu oluyor. Günaha meyilli yaşadım, bu benim başımı ve belimi eğdi, sözümü ve sesimi kıstı. Kendi günahımla sanki terbiye oldum, onun suyunda piştim, kendiminkinden başka da değil mi ki zaten bulamadım. Günah işlediğini bilerek işlemeyi, daha doğrusu onun içinde, kenarında durmayı dışarıdaki mağrur duruştan daha iyi belledim. Bilememek kötüdür değil mi, bilse yapmaz denir, bilip de korkup da utanıp da yapan nedir peki, yoksa ona ben mi denir?
Sayfa 169 - İletişim Yayınları
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Dünyanın umrunda olmadığını anla, anla ki acıya eğilmiyorsa kendi de acı çekmediğindendir. Nasıl ki kurumuş kertenkeleye bile kendisi de kurban edilmeye götürülen İsmail acıdı ancak. Ve o kurumuşa bir damla su ihsan etti kendi pınarlarından. Hiçbir pür neşe eğilip bakmadı bir büzülüp kıvrılmışa, biraz öyle durup sonra karışmak var dünyanın tozuna, külüne toprağına. Acıyan da olmadıysa bir ve bir tanık orada oluşuna işte yok oluş, işte unutuluş, hiç yeşil yaprakların arasında gezinmemiş, hiç güneşlenmemiş gibi. Derin acı bu yüzden zor, İsmail bulmak zor. Ama İsmail bile her şeyi bittikten sonra önünden geçiyor ve bir “Eyvah,” diyor. Kendi bıçağını gördüğü için başkasına eyvah diyor. O eyvah ona bir iz, gökte bir iç çekiş bırakırsa işte o da onun sesi oluyor. Ancak bir çok büyük öbürüne eğilebiliyor, çok büyük herkesin kaçıştığı yerde nerdedir, kimdedir? Artık büyükler küçük görmek istemiyor. “Allah vaadine ters düşmez” vaadi vaat, sahici vaat. Peki. Ama bu sahiciliği bilecek göz kimde? Gözü de veren O. Burada, dünyada yani her şey var ama her şey hayal.
Sayfa 18 - İletişim Yayınları
10/10
·198 syf.·
2017 8. kitabı
Şule Gürbüz'ün içindeki çelişkilerin ne denli tanıdık olduğunu gözlerinizle göreceksiniz, her insandan bir tutam katmış her sorudan biraz mantıklı mantıksız türlü cevapları koymuş ortaya , düşünürken soruları eldeki cevaplar ilk sefer de hep mantıklı gelir ya bunu da irdelemiş içinde , insanın tüm zamanlarına ait olgular var hani doğar büyür ölürüz ya biz öyle .. tabi bazı olguları geniş biçimde irdelemiş üst kalemde mesela zaman karmaşası , okumak, yazmak, inanç, din istismarı vb..hemen hemen tüm noktaların sonunda aklınızda yinede bir soru işareti bırakıyor ve çoğu cümle sonunda ''hadi canım çok günah !'' diyebilirsiniz , Eee bir cesaret istiyor okumak açıkcası , Ne diyeyim okumanız ümidi ile ..
Öyle miymiş?Şule Gürbüz · İletişim Yayınları · 20162,040 okunma
Geçmişe dair
Annem bir aktar kadar bilgili ot konusunda. Ruh darlığına da iyi gelecek karışımları vardır bence ama ben söylemeye utanıyorum. Bazı'an yaptığım tercihlerde hata olduğunu düşünüyorum sonra dilimi ısırıyorum hızlıca kanatacakmışım gibi. Kadere iman ettiğim bir miktar ferahlatıyor beni. Çok karmakarışık, çok baş ağrılı, çok migrenli, çok mutsuz günlerin içinden sıyrılıp mutlu bir gece arıyorum sokak lambalarının kimse olmadığı halde aydınlattığı boş sokaklarda. Kalbime bir Kızılderili okunu saplasam rahat eder miyim anne? Bu soruyu da soramadım, delirdiğimi düşünmesin diye annem. Kulaklarıma taktığım kulaklıktan çıkan müzik beynimde üç buçuk salto hareketini tamamlayıp ağzımdan çıkıyordu üstelik altın madalyayı garantilemiş bir olimpiyat sporcusu edasıyla. İnsan sadece bunun için bile kalbine bir Kızılderili oku saplamayı düşünmemeli üstelik. Bir kurşunu yaladıktan sonra beynimde gezintiye çıkarsam günah olur mu anne? Bazı'an tek başıma kalacağımı tahmin ettiğim düşüncelerimde boğuluyorum. Bir şiirde okumuştum günah olsa da erdemli bir harekettir intihar diyordu şair. Ruhum darala darala son raddesine geldi bir mezar darlığı herkes için yeterli gibi gözükebilir ruhumuz olmadığı zamanlarda ama. Aklıma bir soru daha geldi sanki aklımı gıdıklıyor ben de zorla gülüyorum. İşte böyle bir ruh haliyle sormak istiyorum anneme: Ruh darlığına hangi otları kaynatırsam iyi gelir anne ... ?