... Ama bugün bu toplumda şu bir gerçektir ki kadın ve erkek birlikte tahsil görmektedir. İster kabul edin ister etmeyin aynı düzeyde düşünebilmektedirler. Ben kız lisesinde öğretmenlik yaptım, üniversitede ders verdim ve hem kız hem erkek öğrencilerim vardı. Hiç bir zaman hanımların şuur, bilgi, anlayış ve sağlam düşünce açısından erkeklerden geri olduğunu hissetmedim. Bunu asla hissetmedim. Nitekim ben bu durumu tecrübesi ve bilgisi olmayan sizlerden daha iyi biliyorum. Siz kendiniz kadının gelişmesine müsaade etmediniz. Zayıf kaldı sonra da "Sen zayıfsın." dediniz. Eğer siz, tahsil için, dini, ilmi meclislere katılması için, tartışma ortamlarında bulunması için, okuması için, kütüphane sahibi olması için, üniversite tahsili görmesi için ona fırsat vermiş olsaydınız; o da sizin kadar bilgili ve hak sahibi olurdu. İlmi ve dini konuları bugünün düzeyinde günümüz insanına ve bugünün düşünce tarzıyla gündeme taşıma iddiasında olan Hüseyniye-i İrşad'a da gelmekten mahrum olmazdı...
Topluma karşı sorumluluk taşıyan, halk için bir misyon üstlenen bir insan ve insani değerler uğruna cihat eden bir mücahit; bireysel yaşamını iki "olumsuz esas" üzerine bina etmeli ki sosyal ve itikadi yaşamı "olumlu esas" üzerine baki kalabilsin: Evet, iki olumsuz esas; sahip olmamak ve istememek!
Birincisi: Sahibi olduğu şeyi korumak amacıyla muhafazakar olmaması için sahip olmamalı.
İkincisi: İstediği şeyi kazanma yolunda ayağının kaymaması, zaafiyet göstermemesi için istememeli.
... Senin;"Allah, insanı uyuşturmak ve bireysel sorumluluğunu yok etmek amacıyla din vazeden ve insanı kendisine adakta bulunmaya ve dalkavukluk etmeye zorlayandır." dediğin ilah, İslam'ın Allah'ı değil!
Mevcut din sadece aile içi ilişkilerde ve toplumsal geleneklerde korunuyordu. İslam'ın esasını teşkil eden ilmi temeller ve düşünce esasları ise, eski gücünü ve dinamiğini kaybetmişti artık.