İktisadî şartların bozuk, ticarî hayatın ölçüsüz, istihsalin dengesiz, istihlâkin gelişigüzel, gelir dağılımının gayrı âdil olduğu, kâr getiren ve kazanç temin eden kaynakların müsavi veya ona yakın bir şekilde paylaşılmadığı cemiyetlerde sağlam bir ahlâkî hayatın mevcut olmasına imkân yoktur. Binaenaleyh iktisadî sahadaki bozukluk, ahlâktaki bozukluğa mutlaka tesir edecektir. Aynı şekilde iktisadî faaliyetlerde görülen doğruluk da ahlâkın doğru dürüst olmasını temin edecektir. Bu arada ahlâkın iyi veya doğru olmasının iktisadî faaliyetlerin iyi veya bozuk olması üzerindeki tesiri ise tâli derecededir.
...
Çünkü insanlar sıkıntı ve zorlukların yok olduğu ölçüde can sıkıntısına yenik düşer, bu can sıkıntısı önlendiği ölçüde sıkıntı, acı ve eziyet çekerler.
...
Varoluşsal boşluk, yirminci yüzyılda yaygın görülen bir durumdur. Aslında bu şaşırtıcı değildir: İnsanın gerçekten insan olmaya başladığından beri geçirdiği iki yanlı bir kayba bağlı olarak ortaya çıkabilir. İnsanlık tarihinin başlangıcında, insan hayvani davranışlara yol açan ve bu sayede emniyetini sağladığı temel hayvansal içgüdülerinin bir kısmını yitirdi.
Cennete benzer bu emniyet alanı, insana sonsuza dek kapatıldı ve insan seçimler yapmak zorunda kaldı. Buna ek olarak, insanın yakın zamandaki gelişimi sırasında, davranışlarının payandası olan gelenekler de artık hızla kaybolmaktadır. Ona ne yapması gerektiğini söyleyen hiçbir içgüdü ve nasıl davranması gerektiğini söyleyen hiçbir gelenek kalmadı; hatta bazen ne yapmak istediğini bile bilmiyor. Bunun yerine ya diğerlerinin yaptıklarını (konformizm) ya da diğerlerinin ondan istediklerini (totaliteryanizm) yapmak istiyor.
"Başarıyı amaçlamayın; bunu ne kadar amaçlayıp hedef haline getirirseniz, elinizden o kadar kolay kaçırırsınız. Mutluluk gibi başarı da kovalanamaz: Kendisi ortaya çıkmalı ve bu sadece insanın kendisinden daha büyük bir davaya bağlanmasıyla veya insanın kendisi dışında bir insana tesliminin yan etkisi olarak gerçekleşebilir. Mutluluk kendiliğinden ortaya çıkmalıdır ve aynısı başarı için de geçerlidir; onu önemsemeyerek ortaya çıkmasına izin vermelisiniz. Vicdanınızın size dikte ettiğini dinlemenizi ve bunu bilginizi en yüksek seviyede kullanarak takip etmenizi istiyorum. Bu sayede uzun vadede bunu görebilirsiniz. Uzun vadede başarı sizi takip edecektir çünkü onu düşünmeyi unuttunuz."