"Ve tuhaf bir şekilde bir uçuruma akıyoruz.
Ne düşmek, ne sarkmak, ne gitmek bir parça ileriye.
Öylece kalıyoruz
Öylece kalıyoruz.
Öylece kalıyoruz."
Edip Cansever
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kekeme Çocuklar Korosu'nda acıların tek bir çırpıda dile gelemeyişi, hatta kimi zaman kekeleyerek bile dillendirilemeyişi gerçeği var aslında. Yani bağıramayan dilsiz acılar.
Daha da açacak olursak; kaplanlar ve güven, engelli bir çocuk ile annesinin ona olan engin sevgisi, konfeksiyon çalışanları ve aşkları, eski filmlerin dayak yiyen figüranı Yadigar Ejder, 28 Şubat'ın başörtü mağduru öğrencileri, gazetelerin üçüncü sayfa haberleri, aşkın gerekliliği, kapitalizm, istismar, şizofreni ve sayıların hayatlarımızı işgal etmesi gibi bir çok konuyu bünyesinde barındırıyor ve her birinin sancısını da içinde taşıyor özetle.
Bu kadarını açmak kâfi sanırım, dahasını açmaksa sizin ellerinizde.
"Her şey eninde sonunda sessizdir
bir günün kırılganlığından kalan
ve tekrar tekrar kırılan
müteellim bir insan sesinin başlattığı
ağlamanın kırı
sessizdir."