Bir gün hepimiz bu dünyadan göçüp gideceğiz… Caddelerde yürüdüğümüz, evlerimize sığındığımız, kahkahalarla doldurduğumuz bu hayat; bir gün sessizleşecek.
Caminin avlusunda son kez adımız anılacak, tabutun içinde sessizce yatan biz olacağız…
Ama ruh… Ruh hiçbir zaman ölmez.
Toprak sadece bedeni saklar, ruh ise ebediyete yürür.
O an geldiğinde geriye ne kalır biliyor musunuz?
Biriktirdiğimiz iyilikler, dokunduğumuz kalpler, ardımızda bıraktığımız dualar…
Dünya bir yolculuk yeri, bizse kısa süreli misafirleriz.
Bir gün herkes, ait olduğu yere, Rabbine dönecek…
Önemli olan yaşarken, geride iz bırakmak; bir hayır duası, bir yetimin tebessümü, bir kalbin duası olabilmek…
Çünkü ölüm, son değil… Asıl kavuşmanın başlangıcıdır.”