İLM Ü İRFAN GİBİ FAZİLET OLMAZ
İlm ü irfan gibi fazilet olmaz
Adem için kusur cehalet yeter.
Eskimez, eksilmez nihayet bulmaz
Servet ister isen kanaat yeter.
Derdin yoksa bulamazsın dermanın
Sakın büyüklenme anla noksanın
Varise tam aklın temiz vicdanın
Gayri ne lazımdır keramet yeter.
HUZURİ farkeyle yar ü ağyarı
Birdir bu alemin yoğ ile varı
İhtiyar halinde suç etme bari
Gençlikte ettiğin kabahat yeter.
Ali Huzuri Coşkun
Bir gece habersiz bize gel
Merdivenler gıcırdamasın
Öyle yorgunum ki hiç sorma
Sen halimden anlarsın
Sabahlara kadar oturup konuşalım
Kimse duymasın
Mavi bir gökyüzümüz olsun kanatlarımız
Dokunarak uçalım.
insanlardan buz gibi soğudum,
işte yalnız sen varsın
Öyle halsizim ki hiç sorma
Anlarsın.
Görmeyelden yüzünü ben ki nigârım, sensedim…
Âh u zâr ile geçer bu rûzgârım, sensedim…
Gül cemalin gülşenin gül gibi arz et bana ki
Bülbül-i şûrîde-vâr, ey gül-izârım, sensedim…
Gönlümün şehrini kim virân ediptir zulm ile?
Gel yine ma’mur kıl, ey şehriyârım, sensedim…
Sohbetinden vaslının, ayrı düşelden ney gibi;
Göklere irgirmişem feryâd ü zârım “sensedim…”
Firkatin yolunda ben toprak, anınçün olmuşam;
K’ilede senden yana yeller, gubârım; sensedim…
Gel berü cânım gibi, iki cihânda sevgili
Senden özge yohdurur âlemde vârım, sensedim…
Ben Hümâmî, düşmüşem derdine nitekim Süheyl
Kandasın dermân, yetiş ey Nevbahar’ım, sensedim!
İşte ondan sonra, kardeşim Hidayet, insanlığa öfkem başlıyordu ; belki de ilk öfkelerimi bu oyunlar sırasında duymuştum. Çünkü bütün gücüme rağmen oyuna geliyordum. Kendime kızıyordum : Çünkü oyuna geliyordum, anlıyor musun oğlum Hidayet? Oyuna geliyordum. Oyuna gelmemeliydim, bana oyun oynanmamalıydı. Bütün gücümle uyanık kalmalıydım...