Emine Nur

Her şeyi kendiniz yaratıyorsunuz. Bizler zihinsel fiziksel faaliyetlerimizi ve bunların sonuçları olan duygularımızı davranışlarımızı büyük ölçüde değiştirebiliriz.
Hiçbir olay tek başına anlamlı değildir onu anlam yükleyen bizleriz. Algılarınızı ya siz yönlendirirsiniz ya da bir başkası bunu sizin için yapar.
Onun yaşadığı yerde yaşamak, onun gibi yaşamak demek değildi... Bunu zannetmek için pek saf ve ancak benim kadar gafil olmak lazımdı. Bir de ben bu halimle kalkıp başka bir insanın kafasının içini tahlil etmek, onun düz veya karışık ruhunu görmek istiyordum.
İnsanlar birbirlerini tanımanın ne kadar güç olduğunu bildikleri için bu zahmetli işe teşebbüs etmektense, körler gibi rastgele dolaşmayı ve ancak çarpıştıkça birbirlerinin mevcudiyetinden haberdar olmayı tercih ediyorlar.
Her şeye hazır bulunan ve kimden ne gelebileceğini bilen bir insanı sarsmak mümkün müdür?