Bir otobiyografi niteliğinde olan bu kitapta Tezer Özlü kendi hastalığına ağırlık vererek başından geçen olayları anlatmış ve okuyucuya benliğini açmıştır. O, bipolar hastasıdır ve bu hastalığın yarattığı atakları, çektiği acı nöbetlerini ve mani denilen coşkunluk dönemlerinde neler yaptığını açıklıkla anlatır. Fakat hastaneye yatırıldığı dönemleri anlatırken, psikiyatristlerin ve psikiyatri hemşirelerinin tutumlarını, davranışlarını ve yapıp ettiklerini akla uymayan şekilde tasvir etmiş, gerçekdışı şeyler yazmıştır. Bu, psikiyatri doktorlarına yapılan büyük bir karalamadır. Doktorların onu taciz etmesinden tutun da ahlaksız teklife, taburcu olmak isteyen hastaları cinsel ilişki yaşamaya zorlamalarına kadar gider. Hatta ve hatta, ancak bu cinsel ilişki yaşandıktan sonra hastalar taburcu olabilir. Koca koca hekimlerin böyle bir tutum sergilemeleri, hastaları iyileştirmek adına yemin etmiş bu insanların bu şekilde anlatılması utanç kaynağıdır. Hekimlere atılan büyük bir çamur ve iftiradır. Böyle bir iftira karşısında Tabipler Birliği'nin konuya el atması gerekmektedir çünkü tüm hekimler zan altındadır. Tezer Özlü'nün terbiyesizliğinin resmidir bu kitap.