O hâlde, insanlığın da korunabilecek ya da yıkılabilecek bir şey olduğu neden şaşırtıcı görünmektedir bize? İnsan da kendi mesuliyetlerini ifa ederek muhafaza eder insanlığını. Nasıl marangoz marangozluk; dil bilimci dil bilim işlerini yaparak bu sıfatları kazanıyorsa, insan da öyle... Erdemli davranmak, insanlığı muhafaza ederken; alçak davranışlar onu tahrip eder.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hayatta hâkim kürsüsünde oturma ihtimalimiz olduğu gibi sanık sandalyesinde de oturma ihtimalimiz vardır .Bu iki makamın da değeri gözümüzde esit olmak zorundadır.
Birisine hürriyetini verdiniz diye kendinizin de başkasına köle olmadığını mı düşünüyorsunuz? Mesela, paranın kölesi değil misiniz? Kadın ya da çocukların? Zalim bir hükümdarın? Bunlar sizin efendileriniz değil mi? Eğer öyle olmadığını düşünüyorsanız neden parasız kaldığınızda kaygılara düşüyorsunuz? Kadınlara varamadığınız zaman huzursuz oluyorsunuz? Ya da bir zalim hükümdarın karşısında diliniz tutuluyor?
İnsan yaptığı eylemin hangi manaya geldiğini bilir; sosyal bir canlı olarak yaşar; bağlılık , dürüstlük, erdem ve akıl sahibidir. Peki, insanın içindeki gerçek iyilik ve kötülük nerededir? Farkın olduğu yerde!
Şayet insanın hayvanlardan farkı olduğu değerler tahrip edilirse o zaman işte büyük ve kötü bir olay gerçekleşmiş olur.