Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Her kim ki kim olduğunun, nerede doğduğunun, nasıl bir âlemde bulunduğunun, hangi toplum içerisinde yaşadığının , neyin iyi neyin kötü olduğu bilgisinin; adaletin, ilkenin cahili olan kimse arzularını ve kaçınması gerekenlerin ayırtına varamaz:; tabiata uyumlu eylemlerde bulunamaz. Sağa sola gezinip durur; ama maksadını bilmez; kör ve sağırdır. Kendisinin "bir şey" olduğunu gunu sanır; oysa ki "hiç kimse" dir?
Evet, ey cahil kimse! Sakın verilen bütün bu nimetler karşısında nankör olmayı deneme! Sahip olduğun görme, işitme gibi vasiflar, hayatını hak ettiğin şekilde idame ettimen için sana sunulmuştur; yediğin meyveler, içecekler için Tanrı’ya hamdet. Ancak, şunu da aklndan çıkarma ki Tanrı’nın verdikleri, bu beceriler ve yiyip içtiğin nimetlerden ibaret değildir. O sana bunlardan çok daha değerli olan şeyler vermiştir. Nedir onlar ? Tabii ki sana sunulan nimetleri idrak etme , onların kıymetini bilme ve onları layıkıyla kullanabilme iradesi.
Bir bakıyorsunuz peşinden koştuğunuz şeye sahip olamıyorken; erişmek için herhangi bir çaba göstermediğiniz şey hemen elinize geçiyor.
Bunun sebebi nedir? Bu son soruyu kendimize soruyor olmamız, kendimizi mutsuzluğa yönlendirdiğimiz andır işte: "Neden peşinden koştuğum şeylere bir türlü ulaşamıyorum? Benden daha perişan bir kimse olabilir mi?"