Daha önce okumuş olduğum Kendisinin Efendisi Olmayan Hiç Kimse Özgür Değildir ve İçsel Huzur İyi Yaşamın Kapısını Açar kitabınlarında geçen bir çok olay bu kitapta kaleme alınmış. O yüzden tekrar etmiş oluyorsunuz.
Daha önceki kitap incelemelerinde de bahsetmiştim bir köle olan Epiktetos hiç bir kitap yazmamıştır. Yanında bulunan öğrencisi tarafından kaleme alınmıştır.
Güzel bir kitap bazı konuları basit bulabilirsiniz günümüzün masumiyetini kaybetmiş olmasından kaynaklı böyle bir duyguya kapılabilirsiniz.
Yine tekrar ediyorum bütün kişisel gelişim kitaplarını karşılar Epiktetos anlatımları.
Stoa felsefesinin geç dönem düşünürlerinden biri olan Epiktetos günümüze hiçbir eser bırakmamıştır. Söylevler ismindeki bu eser, öğrencisi Arrianus tarafından kaleme alınmıştır. Arrianus bu konuda şöyle der: "Epiktetos'un Söylevler'ini, onları yazma kudreti gösterebilecek bir kimse edası ile derlemediğim gibi; hiçbir zaman onları kendim yazmış gibi teşhir etmedim." Söylevler kitabı dört kitaptan oluşuyor. Bunlar da kendi içlerinde 95 alt bölüme ayrılıyor. Bu bölümlerde, pek çok konuya dair fikir, olay, söz ve insanlar örnekleniyor.
Epiktetos'un doğumu net olarak bilinmemekle birlikte MS 50 yılında Frigya' da ki Hierapolis kentinde dünyaya geldiği bilinmektedir. Gençliğini Roma'da Neron tarafından azat edilmiş zengin bir köle olan Epaphroditos'un yanında köle olarak geçirmiştir. Gençlik döneminden itibaren felsefeyle ilgilenmiş ve özellikle stoa felsefesine ilgi duymuştur. Hatta MS 93 yılında Nikopolis kentine giderek bir felsefe okulu kurmuştur.
Nedir bu stoacı felsefe?
Kurucusunun Zenon olduğu bir felsefe okulu ve Helenistik Felsefenin en önemli akımlarındandır. Stoacılar için insanın temel amacı, öncelikli gayesi mutluluktur. Mutluluğa ulaşmak ve bu mutluluğu baki kılmak içinse doğaya uygun yaşamak gerekir. Felsefeleri de doğaya uygun yaşamak ve doğanın gereklerini yerine getirmek.
''Mutluluk dış koşullara bağlı olmamaktır.'' önermesini dile getirip, insanlar için mutluluğa giden yolun; ''Hayatta sana verileni olduğu gibi kabul etme ve duygularımızın esiri olmamak, kontrol edilmemize izin vermemekten geçtiği'' görüşünü savunurlar.
Epiktetos'un en ünlü öğrencisi olan Arrianos da ünlü ''Sohbetler'' isimli eserini, Epiktetos'un derslerinde aldığı notlarla yazdığını belirtmiştir. Epiktetos'un kendisinin yazdığı bir eseri bulunmamaktadır. Verdiği dersleri özet şeklinde öğrencisi Arrianos tarafından MS 108 yılı civarında ''Söylevler'' ismiyle derlendiği bilinmektedir. Hatta eserin orijinalinin sekiz kitap olduğu, ancak dördünün günümüze ulaştığı bilinmektedir. Bu dört kitabın her biri de kendi içinde bölümlere ayrılıyor, ve bu bölümlerde hayata dair yol gösterici öğütler okuru sıkmadan akıcı bir dille aktarılıyor. Kitapta üzerinde en çok durulan, hatta fosforlu kalemle çizilebilecek bir konu var: İrade! İrademiz güçlüyse, sağlamsa hiçbir kuvvet altında kendimizi küçük düşürmeyiz. İrademiz dışında
Mutlaka okumanız gereken kitaplar arasında yer alır şüphesiz. Öncelikle bu kitap çok güzel yazılmış, anladığım kadarıyla toplanarak kitap haline dönüştürülmüş. Kitapta birbirinden alakasız konu başlıkları var mesela birisi gelip Epiktetos'a bir konu hakkında danışmış ve konuyla ilgili bilgiler verilmiş. Diyalog şeklinde değil de daha çok öğüt, tavsiyeler olarak kitaba geçirilmiştir. En çok dikkatimi çeken yazarın her şeyin irademize bağlı olduğunu vurgulaması oldu, kitaptaki konularda sıkça yer alıyor. Benim okuduğum kaynakta biraz yazım hataları vardı bu da anlam belirsizliğini ortaya çıkarıyor. Genel olarak kitabı beğendim ve tavsiye ederim.
İyi okumalar
Epiktetos’un "Söylevler"i, Stoacı felsefenin en önemli eserlerinden biri olarak, insanın kontrol edebileceği ve edemeyeceği şeyler üzerine derin bir düşünme pratiği sunar. Filozofun en önemli öğrencilerinden biri olan Arrianos tarafından kaydedilen bu eser, insanın iç huzurunu bulma yolculuğunda rehber niteliğindedir. Toplam sekiz kitaptan oluştuğu bilinen "Söylevler"in maalesef yalnızca dört kitabı günümüze ulaşmıştır. Yine de bu dört kitap, Stoacı öğretilerin temelini anlamak için yeterince güçlü ve kapsamlıdır.
Epiktetos’un Hayatı ve Perspektifi
Epiktetos, bir köle olarak dünyaya gelmiş ve özgürlüğüne kavuşmasının ardından felsefeye yönelmiştir. Bu arka plan, onun düşüncelerinin temelini oluşturan "kendi kaderini kontrol etme" fikrini daha da anlamlı kılar. Kölelikten azat edilmiş bir bireyin, kendi kontrol alanını nasıl tanımladığını görmek, "Söylevler"de dile getirilen fikirlerin samimiyetini ve derinliğini artırır. Hayatı boyunca sade bir yaşam sürdürmeyi tercih eden Epiktetos, bireysel özgürlüğün, maddi zenginlikten ya da statüden değil, insanın kendi düşüncelerini ve duygularını yönetebilme becerisinden kaynaklandığını savunur.
Eserin Temaları
"Söylevler"de öne çıkan ana temalar şunlardır:
1. Kontrol Edilebilir ve Edilemez Olan
Epiktetos’un Stoacı öğretilerinin temel taşı, insanın kontrol edebileceği ve edemeyeceği şeyler arasındaki ayrımı yapabilmesidir. Ona göre, kontrolümüz altındaki tek şey, kendi düşüncelerimiz, yargılarımız ve tepkilerimizdir. Geri kalan her şey –başkalarının davranışları, doğa olayları, ölüm ya da hastalık gibi– bizim irademizin dışındadır. Epiktetos’un bu öğretisi, modern psikoloji ve özellikle bilişsel davranış terapisi üzerinde de derin etkiler bırakmıştır.
2. Doğa ile Uyum İçinde Yaşama
Stoacılar gibi Epiktetos da, doğanın
Romalı bir köle olan Epiktetos bize hayatını ve hayatın amacı konusunda bir perspektif geliştirmiş. Hiristiyanlık öncesi dönemde görülen Stoa’cılığın güçlü bir temcisi olan Epiktetos aslında bir çoğumuzun sahip olduğu şeye sahip değil iken (dünyevi olarak sahip olduğumuz imkanlar /olanaklar ) çoğumuzun sahip olamadığı bir şeye sahipti:İRADE.
Örnek bir söylemi:
“Ey talihsiz adam! Hakikati konuş o zaman! Filozofları(ya da başkasını) taklit etmekten vazgeç.
Bu düşüncelerle yaşadığın müddetçe okul sıralarında sana öğretilenlerin hiçbir faydası olmaz. Sen sadece güçlü ve kudretli
olanların izinden gidebilirsin.”
Epiktetos’un resmî olmayan derslerinden derlenmiş güzel bir söylev kitabı. Kolay anlaşılır ve sistematik olmayan bir kitap. Ruh dinginliği arayanlar için güzel bir kitap.
Kitaptaki temel düşünce tasarruf alanımızda yer alan konularda düşünmeli, bizim irademizin dışında kalan durumlarda ise kaygılanmayı ve düşünmeyi bırakmalıyız. Okunabilir
Eserin çevirisi maalesef bolca yazım yanlışı ve anlatım bozukluğu içermekte. Çeviride artık kullanılmayan ve Türkçe karşılığı kolaylıkla bulunabilecek eski kelimeler sıklıkla kullanılmış. Bir diğer husus ise çevirinin eserin orijinal dilinden değil, İngilizce çevirisinden yapılmış oluşu. Tüm bu hususların okuma zevkini düşürdüğü yönündeki kanaatimi okumayı düşünen okurlarla paylaşma mecburiyeti hissettim.
Günümüzden 2.000 yıl önce Denizli'de doğmuş Romalı dindar bir filozof olan Epiktetos, Söylevler kitabında, Stoacı felsefenin temel prensiplerini kısa ve net bir şekilde anlatmıştır. Kitabın içinde bir çok güzel aforizmalık söz vardır.
Epiktetos'a göre, insanların acı çekmesinin nedeni dış dünyadaki olaylar değil, bu olaylara verdikleri tepkilerdir. Bu yüzden huzurlu olmak için, kontrol edemediğimiz şeyleri kafaya takmaktan vazgeçmemizi vurgular.
Felsefeye ilgi duyan tüm okurlara eseri tavsiye ederim.
Kitaba 8.9/10 puan veriyorum.
“Tanrım bana değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etme gücü, değiştirebileceğim şeyleri değiştirme cesareti ve bu ikisi arasındaki farkı anlayabilme sağduyusu ver.”
Reinhold Niebuhr'un bu güzel sözü, kitapta anlatılan fikirleri öyle güzel özetliyor ki, incelemenin başına bu alıntıyı koyarak başlamak istedim.
Eser de dikkatimi çeken ilk şey; Epiktetos'un eserini yaklaşık 2000 yıl önce yazmış olmasına rağmen, o dönem insanların gündelik telaşlarına dair anlattıklarının bugünün insanında da aynen var olması oldu. İnsanların hayatları, yaşadıkları şartlar, aletler, sistemler, teknolojiler değişse de hayata dair amaçlarımız, kaygılarımız, arzularımız ve beklentilerimiz neredeyse aynı noktada kalmış. Evet dünya değişmiş ama biz değişmemişiz. Beklentilerin, dertlerin, acıların ismi değişmiş ama bizde uyandırdıkları duygular aynı kalmış.
Epiktetos'un kitabında önemli bir yer verdiği ve günümüz insanını da oldukça yoran önemli bir problemle başlamak istiyorum. Yani hayata dair "kaygı ve korkularımızla". İnsan, elbette endişe eden bir varlıktır. Hayatın metalaşması, başarının en büyük amaç haline gelmesi ve toplumsal bazı şartlanmalar günümüz insanını oldukça kaygılı hale getirmekte. Şuan toplumda %18 gibi yüksek oranda insanın hayata dair aşamadıkları kaygılara sahip oldukları bilinmektedir. Günümüzde artık gelecek kaygısı, ölüm korkusu, çaresizlik hissi hiç olmadığı kadar yoğun yaşanmaktadır. Bunun sebepleri üzerine çok şey söylenebilir. Burada daha çok Epiktetos'un çözüm önerileri üzerine duracağım.
Epiktos'a göre hayatta iki tip olay vardır. Elimizde olanlar ve elimizde olmayanlar. Elimizde olan ve değiştirebileceğimiz şeyler, tamamen bize ait olup sahip olduğumuz tek şey olan; irademizdir. Değiştiremeyeceğimiz şeyler ise; diğer insanların bizim hakkımızdaki görüşleri-hareketleri,
Epiktetos (d. 55 – ö. 135), Yunan stoacı filozof. Muhtemelen Hierapolis, Frigya'da köle olarak doğdu. Kuzeybatı Yunanistan'daki Nicopolis'e sürülene kadar Antik Roma'da yaşadı, hayatının büyük bölümü Nicopolis'de geçti ve orada da öldü. Şayet bir isim verilmişse, ailesince verilen ismi bilinmiyor. Epiktetos sözcüğü Yunanca'da en basit anlamıyla “kazanılmış, elde edilmiş” anlamına geliyor.
Bilindiği kadarıyla, Epiktetos hiçbir şey yazmadı. Çalışmalarından kalan her şey Anabasis Alexandri'nin yazarı, öğrencisi Arrianus tarafından yazıya döküldü. Temel eseri, orijinali 8 kitaptan oluşan konuşmaların muhafaza edilmiş 4 cildidir. Arrianus ayrıca Enkhridion ya da el kitabı olarak başlıklandırılan bir özet de derlemiştir. Arrianus Konuşmalar'ın önsözünde Lucius Gellius'a hitabında şöyle der:
“Ondan ne duyduysam, onun düşünce biçimini ve konuşmasındaki içtenliği kendim ilerde kullanmak üzere elimden geldiği kadar ve onun bir anı olarak muhafaza edilmesine çalışarak sözcüğü sözcüğüne yazıya döktüm.”