Gerçek anlamda yaratıcı bir insan yaratıcılık sürecini yaşarken kendisini yalnız hissetmez. Yaratmakta olduğu ürünün diğer insanlar tarafından anlaşılabileceği ve kabul edilip edilebileceği umudunu taşıdığında aslında yalnız değildir.
İnsan bir zaman tüketicisidir üstelik bize ayrılan bu zaman oldukça sınırlıdır da. Ama yine de çoğumuz yapmak istediklerimizi sonsuza dek zamanımız varmışçasına erteleriz. Yaşamımız boyunca yitirdiğimiz bazı şeyleri yeniden elde edebilir ya da yerine başka şeyler koyabiliriz ama tükettiğimiz zamanı asla!
İnsanlara gereğinde “Hayır!” diyebilmek ve bundan ötürü suçlanmamak kadar, onlardan bir şeyler isteyebilmek ve beklentilerimizi hissettirebilmek de kendimize karşı sorumluluğumuzun bir parçasıdır. insanlara verebilmek de öyle.