Maximillien

Maximillien
@Maximillien
Evli
Üniversite
İstanbul
İstanbul
79 okur puanı
Nisan 2019 tarihinde katıldı
Yavuz Turgul ve yol ayrımı filmi.
Dönüşüm Yavuz Turgul’un kahramanları hep akılda kalıcı tiplerdir, onları tanıdığımızı hissederiz ve onun kahramanları hep bizim kahramanlarımız olur ve bu kahramanları hiç unutmayız. Ancak Mazhar Kozanlı şu ana kadar gördüğümüz Yavuz Turgul kahramanlarından farklı. Kötü, adaletsiz, ahlaksız bir düzenin temsilcisi olarak bize tanıtılan Mazhar, hikâyede kısa bir süre sonra ani bir karakter değişimi yaşıyor ve af diliyor. Ancak seyircinin kötü olarak kodladığı Mazhar’ı ve temsil ettiği kapitalizmin günahlarını seyirci kolayca affedemiyor zaten senaryo da bu anlamda pek bir şey sunmuyor. ‘Yeni’ Mazhar’ın günahlarından arınmak için ortaya koyduğu plan ise çarpıcı değil çünkü yeni değil. Mazhar’ın kendi yüzdesini işçi ve çalışanlarına bölüştürerek onları sermayedar yapma planı, bu konularla ilgili seyircinin kafasında soru işaretleri uyandırıyor. Reel dünyada faydaları tespit edilen sermayeyi şirket tabanına yayma sisteminin küçük ve büyük ölçekte benzerleri özellikle Avrupa ve Amerika’da zaten uygulanmakta ve çalışanların sermaye ortaklığı teorik ve pratik olarak çeşitli modellemelerle hâlâ geliştirilmekte. Yani Mazhar Kozanlı’nın herkesi şoke eden bu teklifi pek radikal bir eylem değil.İdeolojik eleştiri Tüm bunları göz ardı etsek bile Mazhar’ın bu dönüşümü biraz olsun ideolojik olarak temellendirilmeliydi. En azından anarşizm ve bankerliğin birbirinin aynı şeyler olduğu saptamaları ile kafa karıştıran Pessoavari bir yaklaşım veya kapitalizm ile insanlık arasındaki çelişkilere dikkat çeken mantıklı akıl yürütmeleri öne sürülebilseydi, bu dönüşümün suniliğinin hesabını sormaya gerek bile kalmazdı. Mazhar’ın değişimi, siyasi sistemi eleştirmeden, kapitalizmi daha dikkatli bir şekilde örneklemeden, duygusal bir vicdani buhran ile geçiştirilince, beklentisi yüksek seyirciyi
Reklam
Umut
Umut etmek insan ruhundaki işkenceyi kalıcı hale getirir, diyorlar. Ben buna inanmıyorum. Çünkü elimizde kalan tek şey, umut... İnsan olabilmek, insan kalabilmek üzerine arzuladığımız umut... Belki bir gün bir şeyler olur ve insanlar birbirlerinin gözlerine kinden, kibirden ve hırstan arınmış saf gözlerle bakar, belki bir gün dünyanın her yerinde savaş tamtamlarının yerini neşeli insan sesleri doldurur ve göğün o sonsuz derinliklerine uzanan barışçıl sesler gelecek adına bize daha iyi birer insan olabilme fırsatı verir... Belki bir gün bir şeyler olur ve adına 'yaşamak' dediğimiz şey insanca, pek insanca olur...
Yalnızdır İnsan..
Yalnızdır insan. Bunca kalabalık içinde nereye ait olduğunu bilmeden yalpalar durur. Ruhunun karanlık köşesini aydınlatacak bir ışık arar, fakat ne yapsa da bu arayışında muvaffak olamaz. Doğumundan ölümüne kadar geçen sürede ağlar, güler, acı çeker, ümitsiz kalır, umutlanır ve görür, bilir, öğrenir, ama yalnızlığına yine de çare bulamaz. Hissettiklerinden fazlasını anlatmak ister, lakin gelin görün ki sessiz çığlıklarını kelimelere dökecek çok az şansa sahiptir. Dört duvar arasına sıkışmış gibidir insan. Sabahın erken saatlerinde kalkıp, gündelik mesaisine başlamak üzere isteksiz şekilde yola koyulan, bir gözü işleyen saate takılıp işinin bir an önce bitmesini sabırsızca bekleyen, akşam karanlığı ile kalabalık bir insan grubu içinde evine yol alıp, hemen her gün tekrarlanan bu manzaraya lanet eden, kapının eşiğinden geçtikten sonra yıllardır yüzlerine aşina olduğu aile bireylerine karşı kayıtsız kalıp, birkaç saat boyunca gözlerini televizyon dizilerinde oyalayan,başını yastığa koyup, aklını meşgul eden gerekli gereksiz meseleler yüzünden bir türlü uyuyamayan ve şu kocaman dünyada ruhunda alevlenen olup bitenleri anlayacak birilerinden yoksun kendisini yapayalnız hisseden insan, insanlar... Günler geçiyor, yıllar geçiyor, devir geçiyor, ama insanın kendi içinde devinim gösteren yalnızlığı geçmiyor. Etrafında her zaman birileri olduğunu gördüğümüz, attığı her adımda saygı uyandırdığına ve girdiği her işte başarılı olduğuna inandığımız, gülen ve güldüren insanın ruhundaki mutluluğa teşhis koymak için onun sahip olduğu başarılara ve toplum içindeki statüsüne bakmak yeterli midir? Sanmıyorum, zira her insanın kelimelere dökemediği içinde saklı çığlıkları vardır. Belki bir zamanlar yaşadığı trajik ve hüzünlü anlar, onun tebessümüne düşen bir gölge olmaya devam
Puan vermedi·416 syf.·
2019 2. kitabı
Yarın Bizimdir Yoldaşlar romanı üzerinde uzun bir süre boyunca devam edeyn esrar perdesi, Manuel Tiago mahlasını kullanan yazarın, dönemin Portekiz Komünist Partisi genel sekreteri Álvaro Cunhal olduğhu anlaşıldıktan sonra kalkmıştı. 1974’teki Karanfil Devriminden sonra bakanlık görevlerinde de bulunan Cunhal (1913–2005), 13 Temmuzda hayata gözlerini yumdu. İki gün sonra Portekiz’in başkenti Lizbon’da gerçekleştirilen cenaze törenine yüz binler katıldı ve Cunhal ve eseri tekrar gündeme geldi.Roman bir dönem devrimci kuşağının gözbebeği olduğu gibi, kalıcı bir eser olduğunu gösterircesine, bugün de değerini koruyor. Romandaki kişilerin bize hiç de uzak olmayan koşullar içerisinde mücadele yürütüyor olmalarından mıdır yoksa devrimci değerlerin evrenselliğinin albenisinden midir bilinmez, Türkiye’de çok tutmuş olan bu eser birçok açıdan üzerine konuşulmayı hak ediyor. Zira roman salt devrimci romantizm yaratmakla sınırlı bir anlama sahip olmaktan öte, okuyucusuna çeşitli yönleriyle haz veren bir eser.Yarın Bizimdir Yoldaşlar korkanların egemen olduğu bir ülkede geçiyor; tohumdan ve topraktan, akan sudan korkanların pençesinde kıvranan bir ülkede, Salazar faşizmi altında yaşamaya itilmiş Portekiz’de geçiyor. Geleceği kendi gönlünce oluşturmak için geçmişi ve toplumun geçmiş belleğini silmeye çalışan eli kanlı tiran Salazar’ın faşist diktatörlüğüne karşı savaşan Komünist Partisinin kırsaldaki bir yerel örgütünün yaşadıkları anlatılıyor. Yazar zor koşullar altında çalışan parti üyelerinin ve sempatizanlarının kolektif yaşamlarını ortaya sererken; aynı zamanda, günahlarıyla sevaplarıyla, kusurlarıyla fazlalıklarıyla devrimci mücadele içerisindeki bu kişilerin bireysel sorunlarını –yine mücadele ekseninde– irdeliyor. Romandaki devrimci karakterler âşık oluyor, yalnız kalıyor,
Yarın Bizimdir YoldaşlarManuel Tiago · Yar Yayınları · 2015278 okunma