Savaş meydanlarında ölüm dirim mücadelesi veren, Rus kışının, harp huzursuzluklarının bütün ızdırabını yaşayan, defalarca yaralanan, kanları akan Ahıska Türkleri, canları, kanları bahasına savundukları vatanın kendileriyle düşman sayılan Almanlardan da kötü davrandıklarını gördüler. Ahıska Türkleri, savaş bitip Gürcistan‘a döndüklerinde evlerinin boş, köylerinin dağılmış, camilerinin yakılmış olduğunu gördüler. Ailelerinden sağ kalanları arayıp bulmak umuduyla yük trenlerinde aylarca süren eziyetli bir yolculuk yaptılar. Özbekistan’ın, Kazakistan’ın sonu görünmeyen çöllerinde yollara düştüler…
Bizim oymaklarımız binayı kadimden Anadolu Toprakları sayılır. Sonradan sınır çekipler, biz kalmışık bu üzde, Rusya’da. Yadımdadır. Savaştan önce çok eleştirdiler ki bizi Türklükten çıkarsınlar. Özüde ne deseler yahşıdı. Güya biz eskiden Gürcü idik. Sonradan bizi zorla Türkleştirdiler. Bu topraklar da kadim Gürcü topraklarıdır. Odur ki biz gerek tezeden kayıdıp gürcüleşerek. Çok deyirdiler, yazıp bozurdular. Gel gör ki bir kimsenin ağlına koyamamıştılar. Gördüler özümüze gürcüleştirebilmirler, başladılar soyadımızı değiştirmeye. Biz Türklerde soy isim meselesi beledir ki babanın adına oğul kelimesi eklenip soyadı, emele getirirler. Bize de eskiden Paşaoğlu değerdiler. Çünkü babamızın adı Paşa idi. Ama pasaport verende Paşaoğlu‘nu zorla çevirip yazdılar Papaladze. Komşumuz dadaş oğluydu. Elediler Dadaşidze. Bir sürü adları ise değişen de kasten bozmuştular. Mesela benim teyzemin uşakları Zeynaloğlu tayfasıydı. O vakit zorla yazmışlar Zenişvili. Hereni bir yolla kökünden azdırmak isteyirdiler…
Bir tarlayı ekerken yeni konuşmaya başlayan çocuğun avucunu tohumla doldurup tarlaya serperler. Eli haram görmemiş bir çocuğun eliyle ekilen tarlanın daha verimli olduğuna inanırlar.
Teknolojik bakımdan güçlü olan ülkelerin kültürleri ne yazık ki diğer kültürleri etki altına almaktadır.
Çok zengin bir tarihi birikime sahip olan ülkemizde de kültür önemini ve etkisini kaybetmektedir.Artık milli kültürlerin yerini, tarihi köklerden yoksun bir teknoloji kültürünün alması söz konusudur.
İstemihan TALAY Kültür Bakanı 1997