İncelemeye başlamadan önce romanı iki bölüme ayırmak istiyorum. İlki romanın iki önemli kahramanının mektuplarından oluşan geçmişte yaşananların anlatıldığı bölüm, ikincisi ise olayların çözülmeye başladığı, anlatıcının yaşadığı dönemde gerçekleşen olayların anlatıldığıbölümdür. İlk bölümde kahramanlarımızın - özellikle de Ali Osman TAYLAR'ın - yaşadıklarını mektuba dökme üslupları bana fazlaca edebi gelse de sonuçta edebi bir eser okuyor olmamız sebebiyle makul görülebileceğini düşünüyorum. İkinci bölüme gelince, romanının içeriği ile ilgili ipucu vermekten çekindiğim için örneklendirmeyecek olsam da bazı betimlemelerin beni yorduğunu, karakterlerin duygusal analizlerinin durup üzerinde düşünmeyi gerektirecek şekilde zorlandığımı, dolayısıyla romanın akıcılığını yer yer sekteye uğrattığını, ayrıca kurgulanan olayın gerçekte kamuoyunda bu kadar büyük bir gündem yaratıp yaratmayacağını konusunda tereddütlerim olduğunu da belirtmeden geçemeyeceğim.
Çanakkale'yi mahalli özellikleri ile detaylı olarak tanımasam da yazarın, romanın içerisine serpiştirdiği bölge kültürüne ait bilgilerin (yemekler, coğrafi koşullar, konuşma tarzları, insan davranışları vb) romanı okuyan bölge insanını ziyadesiyle memnun ettiğini tahmin etmek çok da zor değil.
Sonuç olarak yazmak zor, okumak zevkli, belki inceleme yapmak biraz acımasızca ama hissettiklerimi samimiyetle kaleme alabildiysem ne mutlu bana. Sizlere de keyifli okumalar dilerim.