Sokağımızda her şeyin bir çağı vardı. Bilyelerin çağı. Topaç çağı. Sinema yıldızlarının resimlerini toplama çağı. Uçurtma çağı, çağların en güzeliydi. Gökyüzünün her köşesi renk renk uçurtmalarla kaplı olurdu, her biçimde güzel uçurtmalarla. Gökyüzünde bir savaştır giderdi. Uçurtmaların başları tokuşur, savaşlar çıkar, kementler atılır, kılıçlar savrulurdu.
"Bu bardak bir daha boş kalmayacak. Ona baktığımda, içinde hep yeryüzünün en güzel çiçeğini göreceğim ve 'Bu çiçeği bana en iyi öğrencim verdi,' diye düşüneceğim.