Yazılı bir mucize sanılır daima
O ki hercai bir girdaptır, arzuların gamzesi
Haksız mirasını devret, haracını düş!
Bir daha arama boş kovanını tutkuların
Son kez sınandın Ateş çemberinde
Kalın damarlı toprağını sür yalnızlığın
Ne saraylarla itham et çölü
Ne imzasını sor eksik fermanların
Yeniden yanar nasılsa ilk cerağ
Sicilini temizle vakitsiz tuzakların
Sen ki ilk sırada bekleyen gönüllü
Aşktan aldığını kendine sakla
Biri sorarsa tanıma eşkalini yeminini bozanın
Bir Ahu görmüş gibi anlat dilindeki ağuyu
Gösterme bir daha haritada yerini o vahşi ormanın!
İki gözünde iki Güneş geceyi kaybettim
Işıktan başka bir şey görmeyen amaya döndüm
Sormadan edemiyorum baktıkça sana
Gecelerimi yiyip bitiren o Güneş bu mu
Ağzını kırmızı bir bulut
Eğilip öpsem erguvan
Sana bakmaya geliyorum
Yüzün yeni bir kıta
Ve aşk her denizde yüzen o büyük gemi
İnip çıkıyor nasıl inip çıkarsa avı için Kartal
Ufukta belli belirsiz görünen yüzün
Uzanıp öpüyorum erguvan.
Elçin Sevgi Suçin
Nakaratı firar etmiş bir şarkı eşliğinde
Boynu bükük bir arzudan heves toplayıp
Devşirme bir gülüşün koynuna girmeli şimdi
Gecenin parmak izleri olmalı bu oynaşta
Karanlığın büyük emeği
Bakışları kutup ışıkları gibi
Omuzları sıcacık bir dönence
Dokundum anladım
Sarıldım
Kucakladım bir daha...
Bak, dedim, ey kalbim,
Bundan sonra,
Aynı cevabı verme artık
Her soruya...