Onun bana öğrettiği her şeyin temelinde ona olan kıskançlığım ve onun gibi güçlü bir kadın olma isteğinin olduğunu anladım. Ve bunu anladıktan sonra ondan öğrendiklerimin sağlam temelleri olmadığını görmediğim için nereye yuvarlanmalıyım bilmiyorum. Bütün eylemlerimde onun sesi, onun düşüncesi var. Ona ters gelse bile çoğu huyum, Ona ters geleceği için var oldular. Fakat bir şeyi daha anladım. O da dışardan görüldüğü gibi güçlü bir kadın değil. En yakınında olmama rağmen bunu yeni anlıyorum. Franz Kafka'nın Babasına yazdığı mektuplarından birinde, masadan düşen kırıntılar hakkında yazdığı ince bir ayrıntı vardı. Babası galiba kırıntıları düşürdüğü için onu azarlıyordu. Kafka da sitemini fakat sen en çok kırıntı düşürendin diyerek yapmıştı. Mesele küçük bir kırıntı değil pek tabii. Tutarsızlığımızın ve birbirimizin hayatını küçük ayrıntılarla mahvetmemizin meselesi.. Yoksa bir insan neden kendini, bir sabah böceğe dönüşmüş gibi düşünür. Onun da bir canı var aslında düşünülerek, vicdan yapılır da bazen terlikle öldürülmezler de peçeteyle tutulup pencereden atılırlar. Ve genellikle de ya bir kadının ya da bir çocuğun çığlığıyla apar topar, ortadan yok edilirler. Fakat göze batmadığı, deliğinde kaldığı, kendini belli etmediği sürece nefes almakla mükafatlandırılır. Kendimi dipte veya bir delikte gibi hissediyorum. Çıkmak istiyorum fakat sonum pencereden atılmak mı olur yoksa bir terliğin altına yapışmak mı? Olur bilmiyorum. Ama şununda farkındayım bulunduğum delik bana dar geliyor. Bulunduğum dib nefesimi kesiyor. Kendi dibimde çürümeyi bekliyorum.
Listen to Mabel Matiz - Mendilimde Kırmızım Var feat. Sibel by BozKurt Trap on #SoundCloud
soundcloud.app.goo.gl/k1V5o
Fairouz✨
youtu.be/Ff3aDn8jOXc
İşte buradan
Başlıyor sorunum
Ne zaman barda bir şarap istesem
Dikkatsizce taşıyor kadehleri garson
Ne zaman arabama binsem
Açıyorsun kapıyı sessizce
Ve gizleniyorsun arasına koltukların
Ne zaman insem bir havaalanında
Sevgi yaşıyorsun bana, çiçek taşıyorsun
Uzatıyorsun ellerini uzaktan
Bilmiyorum
Bir tek kadını mı seviyorum
Yoksa bir kadındaki iki kadını mı?
Nizar Kabbani