Mazlûm

Mazlûm
@Mazbeyy
Miroveki ne çi tişt
Yani devlet asla bir kimsenin aklı ile, entelektüel ve ahlaki yönden, yüzleşemez; yalnızca bedeni ve duyuları ile yüzleşebilir. Akıl veya dürüstlük olarak değil yalnızca fiziksel güç olarak üstünlüğü vardır. Bu dünyaya zorlanmak için gelmedim. Kendi ritmimle nefes alabilmeliyim. Kim en güçlü imiş, görelim. Hangi gücün büyüklüğü vardır? Onlar beni sadece benden daha üstün bir yasaya uymaya zorlayabilirler. Beni kendileri gibi olmaya zorlamaktalar. İnsanların çoğunluk tarafından şu ya da bu şekilde yaşamaya zorlanmasını anlamıyorum. Hayat ne şekillerde yaşanır? Eğer yönetim bana “paranı ya da canını” derse, neden ivedilikle paramı vermeliyim? Büyük bir darboğazda ve ne yapacağını bilmiyor olabilir: elimden bir şey gelmez. Sorunu kendi çözmeli; benim yaptığım gibi. Yakınma ile harcanacak zamana değmez. Toplum makinasının düzgün çalışmasından sorumlu değilim. Bir mühendis çocuğu değilim. Şunu biliyorum ki, bir meşe ile kestane yan yana büyümeye başladığında, biri diğerine yol vermek zorunda değildir, her ikisi de kendi doğalarına uymalı, ellerinden geldiğince büyümeli ve tohum sürmelidir, ta ki, tesadüf eseri, biri diğerini gölgede bırakıp mahvedene kadar. Eğer bir bitki doğaya uygun yaşayamıyorsa, ölür; tıpkı insanlarda olduğu gibi.
Sayfa 33
Reklam
En özgür komşumla görüşmelerimde, şunu anlıyorum ki, sorunun büyüklüğü ve ciddiyetiyle ilgili ya da halk huzuru ile ilgili ne düşünürlerse düşünsünler, eninde sonunda, ailelerinin veya mülklerinin başlarına geleceklerden korktukları için, direnişi değil yönetime uymayı tercih ediyorlar.
Sayfa 29
Çoğunluğun isteklerine uyan bir azınlık güçsüzdür; o zaman azınlık bile değillerdir, ama tüm güçleri ile durduklarında karşı gelinemez olurlar.
Sayfa 27
Adaletsiz yasalar var: bunlara uymalı mıyız yoksa değiştirmek için çaba mı göstermeliyiz? Ya da yasa değişene kadar uymalı mıyız yoksa bir defada çiğneyip geçmeli miyiz? İnsanlar genellikle, böyle yönetimler varken, değişim için çoğunluğun ikna olması gerektiğini düşünür. Eğer tek başlarına direnişe kalkarlarsa, durumun daha kötü olacağını düşünürler. Ama durumun giderek kötüleşmesi, yönetimin suçudur. Reformu anlamak ve buna zemin hazırlamak daha uygun değil midir? Neden yönetimler çözüm sunan azınlığı dikkate almazlar? Neden daha canları bile yanmadan ağlamaya başlarlar? Neden vatandaşları, yönetimin hatalarını bulmaya ve onları düzeltmeye teşvik etmezler? Neden İsa her zaman çarmıha gerilir, Kopernik ve Luther aforoz edilir ve Washington ve Franklin isyancı addedilir?
Sayfa 21
Prensiplerin icraata dökülmesi, doğrunun algılanması ve uygulanmaya konması, ilişkileri ve işleri değiştirebilir; aslında bu devrimsel bir şeydir, eskiye dair hiçbir şey kalmaz.
Sayfa 20
Reklam