Feminizm kadini kutsal sayip bir nevi kadinin kendine ve diğer kadinlara tapinmasidir. Feminst ruhlu kadinlar erkeği bir düşman olarak görür feminizm aslinda yahudi lobisinin bir başka koludur. Aileyi ve toplumu yok etmek icin pimi çekilmiş bir izmdir.
Her ne kadar Bell Hooks böyle sloganik bir tavırla bu kitabi yazsada kendiside bu komik ve tehlikeli ideolijinin bir parçasıdır
Dört gün düşünüp bunları mı yazdınız:))
Siz lafı nasıl anlıyorsunuz? Kadın “isterse”gebe kalıp doğurur dedim. Siz kalmış annenize babanıza saygınız olsun falan filan diyorsunuz:)) Demagoji yapmayın. Biz, kadınları erkek hegemonyasında değil kendi öz benlikleri ile var olmasını istiyoruz. Ama sizler istiyorsunuz ki kadın kapansın, evden çıkmasın, çocuk yapsın, üretime katılmasın, siz efendilere köle olsun. Sonra üçüncü dördüncü kadını alın. Yetmedi cariye alın, cariye olsunlar. Siz bunları istiyorsunuz. Asıl sizler gibi yobazların otoritesi yıkılıyor diye korkuyorsunuz. Kadınların bilinçlenmesinden korkuyorsunuz. Biz, kadınlara ulaşmanın özgürlüğü derdinde değiliz, sizin gibilerin kadınlar üzerinden kurmuş olduğu tahakkümü kırmak istiyoruz. O kadınları pavyonlarda, genelevlerde çalıştıranda erkek baskı zihniyetidir. Buraya gelipte o gerici, yobaz düşüncelerinizi yazmanız hiç bişey değiştirmeyecek.
642 tarihinde Hz. Ömer (r.a.) Azre b. Kays’ı Hilvan'dan, fethetmek üzere Şehrezor'a gönderdi. Ancak bütün çabalara rağmen bu amacını gerçekleştiremedi. Daha sonra Utbe b. Farkad buraya yöneldi ve büyük bir ordu ile hareket geçti. Kanlı savaşlardan ve günlerce süren şiddetli çarpışmalardan sonra bu Kürt kentinin bir çok sakini can verdi ve ancak o şiddetli çarpışmadan sonra kent ele geçirildi, bir çok Müslüman da ya savaş meydanında ya da Şehrezor’un ünlü akrepleri tarafından sokularak şehit düştü.
Sanıldığı gibi Arap-İslam orduları Kürdistan’a kansız girmemiştir.
Hicri 16’da Celewla, 18’de Hulvan ve Tikrit (o zaman güçlü bir Kürt şehriydi) kanlı bir şekilde alındı.
21’de Şehrezor ilk büyük savaşta yenilemeyince Utbe b. Farkad daha büyük bir orduyla burayı yerle bir etti.
Farsistan Kürtleri Fesa ve Ahvaz’da h. 18’den 23’e kadar direndiler.
Nusaybin, Sincar, Habur, Rasulayn ve Malatya kanlı bir şekilde alındı. Hatta Romalıların desteğiyle Kürtler Malatya’yı geri aldıysa da Muaviye burayı h. 36’da tekrar işgal ettirdi.
Ayrıca işgalcileri Kürdistan’ın akrepleri bile kabul etmemiş, Kürt tarihçinin işgal sırasında ölen müslümanlara şehit denmesini şiddetle eleştiriyorum.