mehmet celik

mehmet celik
@Mcelik38
isletmeci
önlisans
kayseri
KAYSERİ, 27 Temmuz 1991
94 okur puanı
Ocak 2022 tarihinde katıldı
Nefes alır gibi özlediklerimiz, bir ömür kalbimizde gizlediklerimiz var.
Aşk
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Elindekilerin Değerini Bil
Anne sence bu kız nasıl, sevdin mi? Soramıyorsun işte, öyle yalnızsın. Öyle uzaksın her şeye... Bırak değerini bil hayatın, sev yanındakileri. Özlüyorsun sonra... Anlatamıyorsun, anlamazlar... Her Allah'ın günü babanın mezarındaki elma ağacını sulamaya gidiyorsun. Baban elmayı çok seviyor. Gözyaşı toprağa iyi gelmiyor. Git elindekilere sarıl ve ne olur değerini bil öpemediğin ellerin. Sarılamadığın zamanlar olacak. Elbette yine güleceksin ama hayat işte, kalbin var. Aklın var, çıkmıyor aklından. Senin olmuşlar ya bir kere... Oğlum diye sevmişler ya seni. Şimdi dünya nüfusu sevse yeter mi? Yetmez. Kimse baban gibi oğlum diyemez, kimse annen gibi sarıp sarmalayamaz. Hayatındakileri sev, sonra çok özlüyorsun ve öyle dolmayan boşluklar oluyor ki içinde... Klavyedeki boşluk tuşunu görsen ağlıyorsun. Bugün kendine bir iyilik yap ve sadece sev. Üzerinden zaman geçtiğinde alışıyorsunuz ve kabulleniyorsunuz... Belki de sadece bu yüzden zaman her şeyin ilacıdır.
Hayat ve İnsan
Elindekilerin Değerini Bil
Her şeyin hep iyi devam etmesi diye bir şey yok hayatta... Ayrılıklar var içinde ölüm olan. Zaten ben bundan başkasına ayrılık demem. Canın, kanın olan insanları kaybetmek var. O zaman sorguluyor insan, neden benim ailem dağıldı? Eee, herkesin annesi var. Baba diyorlar çocuklar. Ben neden bu kadar yalnız bırakıldım? Beraber geçirdiğin güzel günlerin değerini bilmelisin. Annenin pazar sabahı hazırladığı kahvaltıyı, babanın aldığı sıcak ekmeklerin kokusunun değerini bilmelisin. Sonra kaybettiğinde özlüyor insan. Ben yalnızım, diyorsun. Aradığım sevgili değil huzur, diyorsun. Baba, şu kızı seviyorum, istemeye gidelim diyememek nedir biliyor musun? Bunu söyleyecek bir baban olmaması. Kızın babasına baba diyememen... Diyemezsin ki oğlum. Senin gözlerin ağlamaya programlı.
Hayat ve İnsan
Ben Bugün Seni Sevsem Yine Susarım
Sevginin öğretilmediği bir yer ne kadar samimi olabilir ki? Ben sevdim, kitaplardaki "Seni seviyorum" laflarının üstünü çizdim. Ben bugün seni sevsem yine susarım. Öyle şeyler filmlerde olur. Orada karşılaşırsak bir gün severim elbet seni. Söylerim film oluruz, öperim yurduna dönmüş bir şairin vatan toprağını öptüğü gibi seni... Anlarsın o zaman öpmek neymiş, sevmek sadece filmlerden mi ibaretmiş? Seni buradan bir severim, ilkokulda tek ayak üzerinde tahtanın önünde durduğum anlar ölür. Sen yaşarsın, ben severim. Filmler mutlu sonla bitmez derler ama biz film değiliz. Sen yürü kalbime doğru, ben sana bir koşarım, Usain Bolt bile yetişemez.
Aşk
Belki her şey bir mektup kadar
Gitmek isteyeni ve gideni hiçbir söz geri getirmez, bilirim ama umut hep hayatın içinde... İnsan bir şeyler yapmak, bir yolunu bulmak, gideni döndürmek istiyor ve mümkün olmadığını bile bile yola çıkıyor. Uzaklarda o ama aramızdaki mesafe bir telefon kadar, bir mesaj kadar, bir mektup kadar. Aradığımda açmıyor, mesajlarıma cevap vermiyor. Okuyor mu yoksa okumuyor mu, onu dahi bilmiyorum. Kalıcı bir şeyler olsun istedim, düşününce ben onu bir mesajlık sevmedim. Uzun uzun sevdim çok uzun şeyler yazmalıydım. Anlamalıydı, dönmese bile farkına varmalıydı. Sayfalarca yazdım, belki bir mektup zarfına sığmayacak kadar çoktu yazdıklarım... Okumaz diye düşündüm ve yedinci sayfayı yazarken bütün mektubu çöpe attım. Neden yazıyordum ki ben bu mektubu? Bu kadar uzun uzun yazmanın temeli neydi? Hangi acı, bir adama yedi sayfa mektup yazdırır ki? Yazdıran şey acı değildi, anladım. Peki neydi? Yeni bir kâğıt aldım elime ve ön yüzüne "Belki her şey bu kâğıdın arkasındadır" yazdım. O gün o mektubu gönderdim. Özlediğim kadarsın.
İnsan ve Duygular