Herkes mahçuptur, kalbine karşı.
Yaralı bir nîdayız yaşadığımız şu cihânda...
İbrahim gönlümü put sanıp kıran kim.
Tanrının ölü olmadığını, sadece sarhoş olduğunu düşünmeyi tercih ederim.
Zangır zangır k6bbeleri titreten bu ses, bu hıçkırık, bu
Bilemedim neyin yankısı. Neden sığınır insan bir duaya!
Bu Müslüman taşlar, eprimiş halılar ve uyuyan kalbimizle
İşte, darısı bitmiş ambarının kapısındayım Efendim.
Gırtlağımızı kesen pişmanlık uğultusuyla. Affet, öğretmedi
Hep bir şeyleri öğretmek isteyenler, bir tek seni - evet -
Çıkardı hayatımızdan. Küçüktük. Acıktık. Kaçtık. Bilseydik
Dururduk ahdimizde. Geçip giden kederlere aldkrmadan...
Koynumuzda kadim bir sevgiyi büyüttük.
İşte bu yüzden az gelişti dilimiz. Sonra yüzümüz,
Ayrılmak isterken Akşamın dar vakitlerinde sevgiliden,
Düşer gibi. Bakıyorum Efendim, çığlık çığlığa bu nefes
İzinin tozunu arıyor milyon kez değişmiş kaldırımlarda.
Ah! Bu bizim zavallı aymazlığımız... Kudurgan, hırslı
Yanlarımız ne çok bekliyor sevilmeyi ama yok.
Kaç kulaç attıysak bulamadık anahtarı şaşkın denizde.