Gökyüzü öylesine berrak, öylesine yıldızlıydı ki, ona bakan bir insan, "nasıl olur da kötü huylu, kaprisli kimseler böyle güzel bir gökyüzünün altında barınabilir?" diye kendi kendine sormadan edemezdi. Bu da insanın ancak gençliğinde, delikanlıyken soracağı türden bir sorudur, sevgili okur; dilerim ki, Tanrı bu soruyu kalbine sık düşürsün.