Bak, bir insanı hemen hatırlamadım diye benden nefret etme, olur mu. Özellikle de bu insanlar bütün öteki insanlara benziyorlarsa, bütün öteki insanlar gibi konuşuyor, giyiniyor, davranıyorlarsa...
Zaman zaman kader, kaba güç olmadan, sert darbeler kullanmadan da bir kalbi paramparça edebilir. İnsanın kumaşıyla oynamak için duyduğu kontrol edilemez arzusuyla, genellikle yıkıcı hedeflerini, önemsiz ve geçici olaylarla gerçekleştirmekten memnun olur. Bu nedenle etkisi ve görünürdeki sebebi arasındaki ayarsızlık karşısında şaşırma eğilimindeyiz. Nasıl bir hastalık varlığı tespit edilememişken de vücuda yayılmaktaysa, insanın kaderi de dışa vurulduğu an başlamaz. Kader, çalışmaları dışarıdan gözükmeden çok önce içsel hayatımızda; bedenimizi ve ruhumuzu şekillendirerek işe koyulur. İnsanın kendini tanıması, halihazırda bir savunma girişimidir ancak bu, çoğu zaman boşa bir çabadır.