Sahip olduğun tek şey kendinsin. Bu benlik evde veya işte zaman harcayabilir, belli şeylerle, belli miktarda parayla vakit geçirebilir ama tüm bunlar zamanla değişir. Geriye kalansa bir anı, bir görüntü veya bir fikirdir. Bunlar gerçek değildir; onlar zihindeki hayallerdir. Düşünceler misafirler gibidir; siz hala evdeyken girip çıkarlar. Nesneleri ve sahiplendiğiniz şeyleri de böyle düşünün. Gelirler ve giderler. Geriye kalan ise sizsiniz.
Bilinçli farkındalık, içinde yargısızlığı barındırdığı gibi, yargısızlığın getirdiği kabulü de barındırır. Hatta Öz-Şefkatli Farkındalık öğretmenim Psikolog Dr. Christopher Germer, bilinçli farkındalığı basitçe, “içinde bulunulan ana dair, kabul içeren bir farkındalık” olarak tanımlar.
Biz modern insanlar, düşüncelerimizi fark edebilme becerisine sahibiz. Buna psikolojide meta-biliş deniyor. Çoğumuza ne idüğü belirsiz gibi gelebilecek bu terim, kişinin kendi düşünce sürecinin farkında olabilmesi, düşünmesi hakkında düşünebilmesi anlamına gelir.
Biz modern insanlar, bu beceriye sahibiz. Düşüncelerimizi fark edebilir, onlara bir adım geriden bakabilir ve onları oldukları gibi, yalnızca bir dolu kelime, görüntü veya seslerden oluşan oluşumlar olarak görebiliriz.