“Burada geçmiş ile gelecek
arasında gerili ,sallanıyorum. Saatlerim çarpık
günlerim çatlak yılım yitik. Sözcükler gelip geçiyor içimden
anlamsızlığa doğru
eylemler gelip gidiyor elimden
çaresizliğe doğru..”
“Kendin olmayı yeniden öğrenmen gerek -yıllar yılı unuttun onu yalnızca: Bunu da ''koşullar''a, ''hayatın akışı''na, ''sorumlulukların''a falan bağlamaya kalkışma- bahane bulmağa çalışma: Sendin, sendeki asıl senin anlamını, önemini, değerini gözardı eden: korkaklıkla işin kolayına kaçan...
O işte şimdi hesabını soruyor o sahici senin, senden: ne yaptın sen sana?!...”
Nereden geliyorsun? Sessizliğin başkentinden geliyorum
Durgun göller ülkesinden
Pınarın büyüsünden
“Hışırtısından geliyorum yaylanın
Bir dağın bir ağaca söylediği şarkıdan
Ovadaki tek çiçekten
Bir tayın yelesinden geliyorum
Yeraltında koşuşan kökler arasından
Açılmamış bir kitaptan geliyorum
Yalın bir şiirin güzelliğinden Savrularak geliyorum, fırtınayla
Elinden tutup bir kasırganın, onu da getiriyorum..”