Bu bir tür ortaklıktı. O benim için dümeni tutuyordu - ben de ona göz kulak oluyordum, kusurları konusunda endişeleniyordum ve böylece aramızda ancak aniden kopunca farkına vardığım derin bir bağ kurulmuştu.
Midelerini tırmalayan tüm o açlık iblisleri adına neden bizi pişirip -onlar otuz kişiydi biz beş- güzelce karınlarını doyurmuyorlardı, hala bunu düşününce hayretler içinde kalırım.