Senin için kaygılanıyordum, hastalığını düşünüyordum, şimdi hiçbir şey yapmıyorum, şimdi sadece kendi hastalığımı ve kendi sağlığımı düşünüyorum ama her ikisi de, hastalığım da, sağlığım da sensin Milena
Pazar günü yazdığınız mektubu bir daha okudum, ilk okuyuşumdan sonra düşünmüş olduğumdan daha da korkunçmuş. Milena, birisi yüzünüzü iki eliyle birden tutup doğruca gözlerinizin içine bakmalı ki, siz karşınızdakinin gözlerinizde kendinizi görüp mektupta yazmış olduğunuz şeyleri bir daha aklınızdan bile geçirmeyesiniz
Yarın yani cuma günü de sizden bir şey gelip gelmeyeceği kesin değildi, yani boğucu bir sessizlikti ama sizinle ilgili olduğu için hiç de keder verici değildi
Uyandığımda büyük bir neşeyle güzel güneşe bakarken “Onu göreceğim” diye bağırıyorum sabahları “Onu göreceğim” Ve o an bütün gün yapmak istediğim başka bir şey gelmiyor aklıma.
Her şey, her şey bu ümitle iç içe geçiyor