Kalbim, ökseye tutulmuş bir kuş yüreği gibi hızla çarpıyordu. O beni mahzun zannediyordu. Oysa değildim. Şimdi, gülemeyecek kadar mesuttum ve saadetimi ciddiye alıyordum.
"Yılbaşının da sence hiçbir özelliği yok mudur?"
"Hayır, senenin diğer günlerinden ne farkı var sanki? Tabiat onu herhangi bir şekilde ayırmış mı? Ömrümüzden bir sene geçtiğini göstermesi bile o kadar önemli değil çünkü ömrümüzü senelere ayırmak da insanların uydurması... İnsan ömrü doğumdan ölüme kadar uzanan tek bir yoldan ibarettir ve bunun üzerinde yapılan her türlü bölüm yapaydır."
"Gerçekten bu gecenin olağanüstülüğü nerede? Kendimiz uydurup kendimiz inanıyoruz."
Şimdiye kadar bana bu derece yakın olan bir insana tesadüf etmediğim için, bence bütün sorunların üstünde onu muhafaza etmek arzusu vardı. Bütün isteklerimin en son amacı belki de ona tamamen, hiç noksansız, bütün maddi ve manevi varlığıyla sahip olmaktı. Fakat elde edebildiğimi de kaybetmek korkusuyla bu gayeye gözlerimi çevirmekten çekiniyor, seyretmekte olduğu ve yakalamak istediği olağanüstü güzel bir kuşu küçük bir hareketiyle kaçıracağından korkan bir insan gibi güçsüz kalıyordum.
Bu hareketsizliğin, korkuya dayanan bu tereddüdün daha zararlı olduğunu, insan ilişkilerinde bir noktada taş kesilmiş gibi kalınamayacağını, ileriye atılmayan her adımın insanı geriye götürdüğünü ve yaklaştırmayan anların muhakkak uzaklaştırdığını karanlık bir şekilde seziyor ve içimde sessizce yanan fakat günden güne büyüyen bir endişenin yer etmeye başladığını hissediyordum.
Fakat başka türlü yapabilmem için başka türlü bir insan olmam lazımdı. Asıl noktanın durmadan etrafında dolaştığımı bildiğim hâlde bu noktaya gidecek yolları bilmiyor, arayamıyordum. Eski utangaçlığım ve sıkılganlığım kalmamıştı. Kendi içime kapanmıyor hatta belki de biraz aşırı şekilde ruhumu meydana veriyordum ama hep bu ana noktaya dokunmamak şartıyla.
İçinizde mevcut olan sevgi, ilgi açık olarak bilinmeyen bazı bahanelerle zamanı tayin edilemeyecek olan bir anda, birdenbire birikir, yoğunlaşır. Nasıl tatlı tatlı ısıtan güneş ışığı bir mercekten geçtikten sonra bir noktada toplanıyor ve yakmaya başlıyorsa gücünü fevkalade artıran bu sevgi de sizi sarar ve tutuşturur. Onu dışarıdan birdenbire gelen bir şey zannetmek doğru değildir. O, içimizde zaten mevcut olan hislerin bizi şaşırtacak kadar şiddetlenivermesinden ibarettir.