Ruhlarımız için en lüzumlu, en kıymetli olan şeyleri birbirimizde bulduktan sonra diğer ayrıntıyı görmemezlikten gelmek, daha doğrusu büyük bir gerçek için küçük gerçekleri feda etmek, daha insanca ve daha insaflı olmaz mıydı?
Hayatta yalnız kalmanın esas olduğunu hâlâ kabul edemiyor musunuz? Bütün yakınlaşmalar, bütün birleşmeler yalancıdır. İnsanlar ancak belirli bir dereceye kadar birbirlerine sokulabilirler, üst tarafını uydururlar ve günün birinde hatalarını anlayınca, üzüntülerinden her şeyi bırakıp kaçarlar. Oysa mümkün olanla yetinseler, hayallerindekini gerçek zannetmekten vazgeçseler bu böyle olmaz. Herkes normal olanı kabul eder, ortada ne hayal kırıklığı ne gücenme kalır... Bu hâlimizle hepimiz acınmaya layığız ama kendi kendimize acımalıyız. Başkasına merhamet etmek, ondan daha kuvvetli olduğunu zannetmektir ki ne kendimizi bu kadar büyük ne de başkalarını bizden daha zavallı görmeye hakkımız yoktur.