Her oğul zamanla babasına dönüşür. Onun hatalarını, eksiklerini, yanlışlarını, doğrularını varlığına katıp vakti geldiğinde kendi oğluna devreder. Babalarından yalnızca çehrelerindeki aydınlığı, sırtlarındaki ağrıyı, sağ gözlerindeki seğirmeyi devralmaz oğullar. Koca bir yazgı miras kalır. Bu dönüşüm ağır da olsa sonunda birbirlerine ne kadar benzeştikleri ayırt edilemez. Bundandır ki 'Evlat babanın sırrıdır.' demişler. Ben de babama dönüşmemin son safhasını bu mektupla tamamlıyorum. Bir kölenin sırtından devraldığım mirası korkularımla birlikte sana bırakıyorum oğlum."
Bizim zamanımız geçti. Geçti mi gerçekten? .. Ben bu solan bahçede bülbüllere yer yok derken sen bahçemi çiçeklendirmedin mi, beni o mahzenlerden gün yüzüne çıkarıp yuvana getirmedin mi?
İçimde durduramadığım bir kıpırtı vardı. Işıltılı gecelerin hayali boy verdi ansızın. "Belki de," dedim, "daha zamanım var, yaşamak için geç kaldık belki ama ölmek için de erken."