Zeyn’

Zeyn’
@Medfen
Kapak, yorgun ve yıpranmış; metin tertemiz…
İki insan arasındaki kıymetli yakınlıklar bir seferde, aniden bitse, bıçak gibi kesilse yine acı olur ama bitişi seyretmek, sahip olduğun şeyin elinden kayıp gidişini anbean hissetmek en fenası. Kayıyor, kayıyor, hâlâ bir parçasına dokunuyorsun ama artık tutamıyorsun. Ne zaman tümüyle avucundan akıp gideceğini düşünerek, korkuyla, acıyla, can çekişen birinin başında bekler gibi çaresizce bekliyorsun. Bu en fenası.
Sayfa 365·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Hani çizgi filmlerde havada koşan tipler olur, sonra aşağı bakıp nerede olduklarını fark edince pat diye düşerler. Ben de boşlukta yürüdüğümü fark edince düştüm. Bir yerdeki boşluğu fark edince orayı doldurmak için çabalamaktan kendini alamıyor insan. Sonunda canının yanacağını hissetse bile. Dilin ha bire çekilmiş dişin boşluğuna gitmesi gibi.
Sayfa 363·Kitabı okudu
"En yakın arkadaşımın ne demek istediğini anlayamıyorsam, hiçbir dili biliyor sayılmam." Bunu duyunca öylece kaldım. Tek başına bir cümle ta nerelerine dokunuyordu bazen insanın.
Sayfa 360·Kitabı okudu
Herkes ne çok biliyor!
Durduk yere kafa karıştırıp, sonra da üstüne vazife gibi hayat dersine soyunanlardan yılmıştım. Herkesin kendinden başka her şeyle ilgili fikri vardı.
Sayfa 356·Kitabı okudu
Bir insan diğerini sahiden tanıyabilir mi? Tanıyamaz ve bunu da bal gibi bilir. Hepimiz biliriz. Ben de biliyordum. Ansızın ölümcül bir hastalık gibi beliren o uzun sessizliklerle yaralanıyor, içimde palazlanan kaygıları zapturapt altına almaya çalışıyordum. Sessizlikler beni korkutuyordu, çünkü iki kişi arasına na iki ayrı karanlık duvar örüldüğünü biliyor, uzayan her sessizliğin duvarları yükseltmesinden ürküyordum. Bu yüzden kimi gece yarıları yanımda yatana telaşla soruyordum: "Ne düşünüyorsun?" Oysa gerçek bir cevap duymayı istemiyordum. Dalgınlaşmış biri, iyi bir şey düşünmez çünkü. Duvarlarını yükseltmekle ve karanlık mağarasına gömülmekle meşguldür. Fakat ben de bütün budalalar gibi gürültüden medet umuyor, içinde su cinlerinin, çocukluktan kalma gölgelerin ve bilmekten memnun olmayacağım kalp kırıcı gizlerin saklandığı o mağaraları yok saymaya çalışıyordum. Hem mağaraların kapılarını yumrukluyor hem de karanlıkta ıslık arayan çocuklar gibi, korkmamak için sese ihtiyaç duyuyordum. Ama bu çok eskidendi.
Sayfa 354 - 355·Kitabı okudu